Tuncer Engin yazdı: YAĞLI DIGI’ da MI YENİR….!
Abdullah Aydın yazdı: İMAM NE DİYECEK
SELAMİ GÜRSOY YAZDI:
TÜKETİCİ ALEV ALEV YANIYOR, BENZİNDE BEŞE RAMAK KALDI.
( Yazıları köşelerinde)
Gürsel Yıldırım yazdı: YAĞMUR YAĞIYOR (köşesinde)
ABDULLAH AYDIN YAZDI: MVSS (Köşesinde)
TUNCER ENGİN YAZDI: ORSEV'DEN BÜYÜK ŞEHİR... Köşesinde...
GÜRSEL YILDIRIM yazdı : Ne güzel günlerdi" (Köşesinde)
BÜYÜK ŞEHİR Mİ, BÜYÜK KÖY MÜ?

Türkiye Büyük Millet Meclisine Ordu’da dahil olmak üzere bazı illerin büyük şehir olması yolunda önerge verilmişti…
Bu fotoğrafı utanarak ve isyan ederek kullanıyoruz.
Daha önce bu şehrin kaldırımlarının sokaklarının kahve çay ocakları lokantalar tarafından işgal edilmesini haber yaptığımız halde ne yazık ki Ordu Belediyesinin hiçbir şey yapmadığını haber yaptığımız halde, yine haber yapmaktan utanarak ne yazık ki Ordu Belediyesinin utanmadığını belirterek yeni haber yapıyoruz.
Bu fotoğrafın çekildiği yer Ordu’nun en işlek yeri Sırırpaşa caddesi Tahıl pazarı mevkii… Rezil bir görüntü. Ordu Belediyesi bu rezil görüntüye seyirci kalıyor. Biz bu fotoğrafı çekmeden önce Ordu Belediyesi zabıta görevlileri buradan geçiyordu. Gazoz kasaları, su kasaları motor, abuk sabuk tahta parçalarının sergilendiği bir yerden bahsediyoruz. Eğer bu şehrin Belediyesi bu görüntüye evet diyorsa bizde ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Utanması gereken varsa, bu şehrin şehri emini olduğunu söyleyenler ve bu şehrin büyük şehir olması yolunda gereken adımların aldığı bir zamanda buna seyirci kalanlardır. Daha öncede de yazdık daha öncede belirttik. Sayın başkan sayın başkan yardımcıları ve zabıta; işgal edilmiş sokaklardan kaldırımlardan sizin eşleriniz geçebiliyorsa ne mutlu?!!! Şehrin göbeğinde iç içe kasalar yığılıyor ve siz bunlara seyirci kalıyorsanız yuh size…. Bu şehri büyük bir köye dönüştürdünüz tebrik ederiz sizleri…
Tuncer Engin yazdı ' Basın özgürlüğü ve mavi çam' köşesinde...
Abdullah Aydın yazdı: DEMOKRASİ GELİYOOOR (Köşesinde)
Gürsel Yıldırım yazdı: KURBAĞALAR ( köşesinde)
GÜRSEL YILDIRIM YAZDI: ' NE ZAMAN' köşesinde
YAZARIMIZ ABDULLAH AYDIN'IN RAHATSIZLIĞI NEDENİYLE GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİNİ İLETEN OKUYUCULARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ. AĞBİMİZE SAĞLIK DİLİYORUZ. YAZILARI İLE BİRLİKTE BİZİMLE BİRLİKTE OLMAK DİLEĞİ İLE....
Abdullah Aydın yazdı: (DEPREM BİLİM – AKIL – DUYGU – KÖR İNANÇ ) Köşesinde...
Tuncer Engin yazdı ' Çanakkale'de destan yazdılar' köşesinde
TEMEL TEFİL YAZDI ' YENEMİYORSAN YENİLME' (Köşesinde )
UYUYAN ŞEHİRDE NE NORMAL OLABİLİR Kİ ?
İnsanlar ölüp yaralanırken yetkililer Mobese’nin net ve kaliteli görüntüsü ile övünüyorlar.
Haber – Yorum : Erol KARAER
Ordu’da son günlerde yaşanan asayiş olayları sonrasında ölümlerin ve yaralanmaların artması üzerine özellikle yerel basın vatandaşların şikayetlerini ve tepkilerini dile getirmeye çalışıyor.
Evet Ordu’da son günlerde yaşanan asayiş olaylarında artış var ancak bunu sadece Emniyet’in basiretsizliğine bağlamak yanlış ve hata olur.
CMUK ve benzeri uygulamaların sonucunda yaptıkları yanlarına kar kalanlar ve ellerini kollarını sallayarak gezenler elbette ki bu şehrin huzurunu bozacaklardır.
Ancak gözden kaçırılan en önemli bir sorun ise bu şehrin sahipsizliği ve artan işsizliktir.
Tüm bunlara rağmen yaşanan olaylar konusunda sivil toplum örgütlerinin ve siyasi partilerin sessiz kalması ise manidardır.
Uyutulmuş bir toplumun uyutulmuş sivil toplum örgütleri yüzünden elbette bu şehrin bir adım öne gitmesi söz konusu değildir.
Geçtiğimiz Günlerde yapılan asayiş toplantısında kişilere yönelik olaylarda artış olduğu açıklanırken buna karşı alınmasın gereken tedbirlerin t si bile görüşülmedi. Buna karşılık Ordu şehrinin Mobese’sinin Türkiye’nin en net ve kaliteli görüntüyü sağladığı belirtilerek bununla övünüldü.
Ordu Valililiği internet sitesinde yer alan haberin bir bölümü şöyle:
Asayiş Değerlendirme Toplantısı’nın ardından Emniyet Müdürlüğü binasında bulunan Kent Güvenlik Yönetim Sistemi(KGYS) Merkezi’nde Mobese uygulamalarıyla ilgili güvenlik birimlerinin yetkililerine ve ilçe kaymakamlarına bilgi verildi. KGYS Merkezi yetkililerince verilen bilgide; Merkez ilçede 18 ayrı noktada 37 kamera ile kayıt yapıldığı, Mobese sisteminin kurulduğu günden buyana, Mobese görüntülerine göre 200 olaya anında müdahale edildiğini, adli makamlarca 70 olayın aydınlatılması için Mobese görüntülerinden yararlanıldığını, 8 Ocak 2011 tarihinde hizmete giren Plaka Tanıma Sistemi’nin şehri 3 ayrı giriş noktasında yer alan 12 kamera ile uygulandığını, Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı veri tabanına kayıtlı olan sorunlu araçların şehir geçişlerinde sistem sayesinde hemen tespit edildiğini, günde yaklaşık 43.000 aracın plaka taraması yapıldığını, bugüne kadar 2.200.000’in üzerindeki aracın plakasının tarandığını, 4.000 sorunlu aracın tespit edildiğini, bunlardan 270 tanesinin bağlandığını, belirttiler. Mobese sistemini kuran firma yetkilisi de Türkiye’de ilk defa HD kamera sisteminin Ordu’da kullanıldığını belirterek, “Şu anda Türkiye’deki Mobese sistemleri içinde en net, en kaliteli görüntüyü Ordu’daki Mobese sistemi sağlıyor” diye konuştu.
ANEMON BÖYLE GÖRÜNECEK

Eski Yakamoz restoranın bulunduğu yerde yapımı süren Anemon otelinin bittiğinde görüntüsünün nasıl olacağı yolunda ki merakları gidermek amacıyla düzenlenen fotomontajı okuyucularımızla paylaşıyoruz
Ordu’da ki önemli yatırımlardan biri olacak olan inşaatın yapımı hızla sürerken Anomen otelleri sahibi İsmail Akcura 16. Otellerini Ordu’da yapmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek ‘ Biz Ordululara hizmet vermekten gurur duyacağız öyle anlıyoruz ki Ordulularda böyle bir eserden gurur ve mutluluk duyacaklardır’ dedi.
Eski Yakamoz'un bulunduğu araziye talip olan Anemon Otelleri İcra Kurulu Üyesi Çetin Terim Ordu'ya gelerek, arazinin 49 yıllığına tahsisi ile ilgili Ordu Valiliği ile irtifak hakkı sözleşmesi imzalamasının ardından yoğun bir şekilde üren çalışmalar sonrasında otelin kullanım alanlaır ve vereceği hizmetlerle Ordu’da tek olacağı da öğrenildi.
Bu arada otel ile ilgili olarak görüşlerini açıklayan Ordulu yurttaşlardan bazıları ‘ Küçük olsun izim olsun ama her türlü yanlışı içinde barındırsın mantığı ile dün köşe kapanların iş yeri açanların, kat alanların şimdi dedikodu yapmalarına anlam veremiyoruz. Çevre denince her şeyi kendilerinden menkul sayanlar dün öve bu gün katlettikleri çevrelerin ve aldıkları yoğunlukların hesabını versin’ diyerek tepkilerini dile getirdiler.
İNŞALLAH İYİ İNSANLAR YETİŞİR!
Gazeteciler Cemiyeti'nin, Ordu Valiliği ve Ordu Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirdiği AB destekli "Haberimiz Haberiniz Olsun" projesinin start aldığını açıklandı
Ordu Gazeteciler Derneği başkanı Recep Aydın "Gençlerin iş gücü piyasasına katılımlarının teşvik edilmesi ve 18 ile 29 yaş arası genç gazetecilerin yetiştirileceği projenin ilçe tanıtımlarına başlandığını ifade eden Aydın, şunları söyledi:
"Bu proje Türkiye'de bir ilk, amacımız gençlerin iş gücü piyasasına katılımlarını teşvik etmenin yanında, 18 ile 29 yaş arasında genç gazeteciler yetiştirmek. Projeye müracaat edecek olan gençler konunun uzmanı olan üniversite öğretim üyeleri tarafından yetiştirilecek. Başvuracak olan arkadaşlarımızın 18 ile 29 yaş arasında olması, başvuru sırasında işsiz olmaları, İŞKUR'a işsizlik kaydı yaptırmış olmaları, en az ilköğretim mezunu olmaları, Ordu il sınırlarında ikamet ediyor olmaları, seçilen branşlara mani olacak fiziki engellerinin olmaması gerekiyor."
Proje dahilinde verilecek olan kurslara ilk etapta sadece 88 genç ve 8 yerel eğitmen adayı olmak üzere toplam 96 kişinin katılacağını da belirten Aydın,
"Başvurular Ordu Gazeteciler Cemiyeti, Ordu Valiliği ve ilçe kaymakamlıklarına yapılacak. Başvuru formları da buradan temin edilecek. Eğitimi ise Ordu Gazeteciler Cemiyeti Gazeteciler Eğitim Merkezi'nde verilecek" diye konuştu.
Aydın, projeden yararlanan kursiyerlere günlük 8 Avro verileceğinin altını çizerek şöyle devam etti:
"Eğitim sonunda 22 arkadaşımız sayfa editörü, 22 arkadaşımız muhabir, 22 arkadaşımız spiker, 22 arkadaşımız kameraman ve 8 arkadaşımız da yerel eğitmen olacak. Eğitim projesine katılacak olan kursiyerlere 30 iş günü staj imkanı verilecek. Kursiyer arkadaşlarımıza ayrıca günlük 8 Avro cep harçlığı, kurs süresinde özel ferdi kaza sigortası, staj süresince zorunlu Sgk primi ödemesi yapılacak."
Aydın, "Haberimiz Haberiniz Olsun" projesine son katılım tarihinin ise 2 Nisan 2011 olarak belirlendiğini de sözlerine ekledi.
SELAMİ GÜRSOY YAZDI: 15 MART DÜNYA TÜKETİCİLER GÜNÜ ,,, (Köşesinde)
Orduspor - Mersinspor maçının fotoğrafları Facebook'ta
Gürsel Yıldırım yazdı ' Harita tamamlanıyor' köşesinde....
Abdullah Aydın yazdı: BİZ BİZİZ BE! (Yeni köşesinde)
Tuncer Engin yazdı: ADAYLAR “ÇIKTILAR MEYDANA”..! ( Köşesinde okuyabilirsiniz)
ODABAŞ, TORBA YASAYI ANLATTI
Ordu Rotary Kulübü Saymanı Mali Müşavir Tuğrul Odabaş, “Torba Yasa”nın Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı af yasası olduğunu belirterek, her kesim için önemli avantajlar getirdiğini söyledi.
Rotary Kulübü’nün son toplantısında kulüp üyelerine Torba Yasa hakkında bilgi veren Mali Müşavir Tuğrul Odabaş, bu Yasada neredeyse herkesi ilgilendiren çok önemli avantajlar olduğunu, en önemlisinin de Vergi ve Sigorta Primi affı olduğunu söyledi. Odabaş, Vergi, SSK ve Bağ-Kur prim borçlarına getirilen ödeme kolaylığını, kapsama giren alacakların dönemi, kesinleşmiş alacakların 36 aya kadar bölünebileceğini, bu yasadan nasıl yararlanılacağını ve başvurunun ne zaman yapılacağını, taksitlendirmeden dolayı hacizlerin kalkmayacağını, yalnız ödeme yapıldıkça, yapılan ödemeye isabet eden oranda hacizlerin kaldırılmasının söz konusu olacağını, emlak vergi bildiriminde bulunmayanlar, emlak vergisi taksitleri ödemeyenler, motorlu taşıtlar vergisi, trafik para cezaları gibi konularda yasanın neler getirdiği konularda kulüp üyelerine açıklamalarda bulundu.
Ordu Rotary Kulübü Başkanı Hasan Karamustafaoğlu kendilerini Torba Yasa hakkında bilgilendiren Tuğrul Odabaş'a, teşekkür ederek, günün anısına bir teşekkür belgesi sundu.(Haber : Ordu Gerçek Gazetesi)

Ayhan Kırca ilk yazısını yazdı: ' Şehir ve zabıta' köşesinde okuyabilirsiniz....
Tüketici benzin gibi alev alev yanıyor ( Selami Gürsoy yazdı köşesinde)
Fatsa Güneş 41. yaşında
Ordu'nun Fatsa ilçesinde yayımlanan "Güneş Gazetesi" 41. yayın yılını kutluyor.
Fatsa'da 1971 yılında kurulan Güneş Gazetesi o günden bu yana yayınlarını aralıksız sürdürüyor. Gazetenin sahibi ve başyazarı Feridun Cumhur Altuntaş, yayın hayatına başladığı yıllarda kısıtlı teknik imkanlarla dizilip basılan Güneş Gazetesi'nin 1992 yılından itibaren bilgisayar sistemiyle dizilip ofset teknolojisiyle basılarak okuyucularıyla buluştuğunu söyledi.
İlkeli, seviyeli, yayın anlayışıyla geride bıraktığı 40 yılda bir çok hizmetin ilçeye kazandırılmasında öncülük yaptıklarını belirten Altuntaş, "Okurlarımızdan aldığımız güç ve destekle yayınımızı sürdürmeye kararlıyız" dedi.
Zor koşullar altında kurulan gazetenin bugünlere gelmesinde büyük katkıları olan isimleri minnetle andıklarını ifade eden Altuntaş, "İlçenin sorunlarını gündeme taşısın ve ilçeyi ısıtıp pırıl pırıl açsın diye adı 'Güneş' konulan gazetemizin bugünlere gelmesinde emeği olan herkese teşekkür ederiz" diye konuştu.
Ordu palavralarla büyüyor!
ÇEVRE YOLUNU YAPAMAYAN HAVAALANINI YAPABİLİR Mİ ?
HABER – YORUM : EROL KARAER
Yıllardır yazıyoruz, yıllardır bu şehrin sorunlarını dile getiriyoruz. Yaklaşık 30 yıldan bu yana gündemde olan ve 1998 yılından bu yana da sözde projesi yapıldığı ileri sürülen Çevre yolunda bir adım dahi atamayanların havaalanını yapacağına inananlar halkı palavralarla büyütmeye ve uyutmaya devam ediyor. Ne yazık ki necip Ordu basının bir bölümü de bu palavraları gerçekmiş gibi halka yutturmaya devam ediyor.
Sadakaya alışmış bir toplumun avantaya alışmış sözde ileri gelenlerinin de taktiği ile millet uyamaya devam ederken sözde basın ve medya da bu oyuna alet olmaya devam ederken, havaalanı yutturmacısı ile milletin uyumasına neden oluyorlar.
Denizin kenarında olup da (gerekli veya gereksiz zamanında yapılması gereken bir yatırım olan) liman konusunda hiçbir şey yapmayan siyasilerin uzantısı olanlar şimdi kalmışlar denize Havaalanı yapacaklarını iddia ediyorlar.
Denize yapılacak havaalanı zeminin kaç yılda oturacağı ve her yıl bunun içinde yeni onarımların yapılacağı her aklı selim insanlar tarafından bilinirken bu yalanlara bu halkın inanmasını bekleyenler ve buna inandıranlar bakalım daha ne kadar yol alacaklar?
Sözde projelendirme çalışmaları yapılması nedeniyle yolun geçeceği güzergahta bulanan vatandaşların çektiği sıkıntılar gündeme gelirken seçimlerin yaklaştığı şu sıralarda ise palavralar ardı arkası kesilmeden geliyor. Kırlı – Turnasuyu hat güzergahında arazisi olanlar evleri bulunanlar ne tamir yapabilmekten ne de arazileri satabilmekten dertliler.
Yıllardır bu sıkıntı içinde yaşadıklarını ve perişan olduklarını söyleyen vatandaşlar bir yirmi yıl daha bu palavralarla perişan olmaya devam mı edeceğiz diyorlar.
İsmini vermeyeceğimiz bir iktidar milletvekili ise aylar önce Çevre yolu konusunda şunları söylüyordu:
Çevre yolu konusunda da aynı titizliği göstereceklerini, şu anda verdikleri sözleri yerine getirmenin mutluluğunu ve haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden milletvekili "Yapamayacağımız hiçbir sözü vermeyiz. Eğer bir şeyleri hayata geçireceksek, söyleriz. Ben bir şey yapılırken, çalışmalar belli bir noktaya kadar gelmeden bunu söylemek istemiyorum." diye konuştu.
Şehir içinde resmi rakamlara göre 60 bine yakın araç geçerken kendileri eskortlarla seyahat edenlerin bu çileyi görmesi ve yaşaması imkansız. Daha öncede dediğimiz gibi halkın sıkıntılarını ‘çak’ ve ‘Çek’ ile çözeceklerini zannedenlere ‘ çak – çek’ edebiyatına ne zaman doyacağını bilemediğimiz halk gereken yanıtı vermediği sürece bu devran böyle devam eder gider.
Uymadıkları gibi birde genişlettiler
1983 yılında yürürlüğe giren kanunla Fındık dikim alanlarının sınırlandırılması korunması söz konusu iken o yıldan bu yıla kadar bunu uygulamayan siyasiler gelişen alanlara göz yumdukları gibi şimdi de alanların resmileştirilmesine başladılar.
Verdikleri sözleri yerine getirmedikleri gibi önergelerle yeni alanlar yaratan AKP’nin oyları ile alınan yeni kararlar gereği zaten daha önce var olan yerler şu şekilde resmileştirildi.
Bakanlar Kurulu'nun Fındık Alanlarının Tespitine Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına ilişkin kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak 1 Haziran 2010 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.
Karara göre, fındık üretimine izin verilen yerler şöyle:
Artvin'in Borçka ve Arhavi, Hopa, Murgul ilçeleri, Düzce'nin Merkez, Akçakoca, Cumayeri, Gölyaka, Çilimli, Gümüşova, Yığılca ve Kaynaşlı ilçeleri, Giresun'un Merkez, Bulancak, Keşap, Tirebolu, Görele, Eynesil, Espiye, Dereli, Çanakçı, Güce, Doğankent, Yağlıdere ve Piraziz ilçeleri, Kastamonu'nun Abana, Bozkurt, Cide, Çatalzeytin, İnebolu ve Doğanyurt ilçeleri, Kocaeli'nin Kandıra ilçesi, Ordu'nun bütün ilçeleri, Rize'nin Ardeşen, Fındıklı ve Pazar ilçeleri, Sakarya'nın Kocaali, Karasu, Akyazı, Hendek, Ferizli ve Karapürçek ve Kaynarca ilçeleri, Samsun'un Çarşamba, Terme, Ayvacık ve Salıpazarı, Ondokuzmayıs, Tekkeköy, Alaçam, Yakakent, İlkadım, Bafra, Asarcık, Canik ve Atakum ilçeleri, Sinop'un Merkez, Ayancık, Türkeli, Erfelek, Gerze ve Dikmen ilçeleri, Trabzon'un bütün ilçeleri, Zonguldak'ın Alaplı ve Ereğli ilçeleri, Bartın'ın Merkez, Amasra ve Kurucaşile ve Ulus ilçeleri, Gümüşhane'nin Kürtün ilçesi.
Buna göre, Artvin'in Hopa ve Murgul ilçeleri, Kastamonu'nun Doğanyurt ilçesi, Sakarya'nın Kaynarca ilçesi, Samsun'un Ondokuzmayıs, Tekkeköy, Alaçam, Yakakent, İlkadım, Bafra, Asarcık, Canik ve Atakum ilçeleri, Bartın'ın Ulus ilçesi de fındık üretim alanlarına dahil edildi.
Fındık üretiminin söz konusu il ve ilçelerin bu kararın yürürlüğe girdiği tarihteki idari sınırlarındaki sahalarda yapılacağı belirtilen karara göre, söz konusu il ve ilçelerde 1. ve 2. sınıf tarım arazileri ve yüzde 6'dan daha az eğimli 3. sınıf tarım arazileri dışındaki arazilerde fındık üretimi yapılabilecek.
OR-Gİ Artık hayal değil... (Tuncer Engin yazdı köşesinde)
Gürsel Yıldırım yazdı: SAYILI GÜNLER TÜKENDİ
YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR ( köşesinde)
ORDUSPOR- AKHİSAR MAÇININ FOTOĞRAFLARI Facebook'ta
Abdullah Aydın yazdı : " Domino taşlarını kim dizdi?" köşesinde okuyabilirsiniz...
ÇEVRE YOLU SUSKUNLUĞU SÜRÜYOR
Ordu’nun en acil sorunlarının başında gelen çevre yolu konusunda AKP’nin ne bakanları ne de milletvekilleri ilgilenmezken suskunluk da sürüyor.
Birkaç ‘Çatlak’ sesten başka dile getirilemeyen çevre yolu ile ilgili ayıp sürerken Ünye Çevre yolunun bitme aşamasına geldiği öğrenildi.
İşte size Mehmet Hilmi Güler milletvekilimizin Ünye çevre yolu ile ilgili açıklamaları:
Ordu Milletvekili M. Hilmi Güler, toplam uzunluğu 13.5 kilometre olarak belirlenen Ünye çevre yolu çalışmasının 2012 yılında tamamlanacağını söyledi. 130 milyon liraya mal olması beklenen, üzerinde 10 dere köprüsü, 4 kavşak köprüsü, 3 üst geçit, 2 tünel inşa edilecek olan yolun tamamlanması ile Ünye trafiği büyük bir rahatlama yaşayacak. Çevre yolunun 2012 yılı sonunda ulaşıma açılması için çaba gösterdiklerini belirten Milletvekili Güler, "Çevre yolu ile ilgili çalışmalar hızla sürüyor. Hiçbir ödenek sıkıntısı bulunmuyor. Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım beyle birlikte konuyu yakından takip ediyoruz. Ünyeli hemşerilerim merak etmesinler, bu güzel yatırımı Ünye'mize kazandıracağız." dedi.
ŞU HORTUMLU DÜNYADA FİL YALNIZ BİR HAYVANDIR (Gürsel Yıldırım yazdı köşesinde)
BAŞSAĞLIĞI
Ordu Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Bülent Çakmak'ın annesi Yüksel Çakmak’ın vefatını büyük üzüntü ile öğrendik.
Merhumeye Allah’tan rahmet kederli ailesi ile yakınlarına başsağlığı dileriz.
Ordu Değişim Gazetesi
Tuncer Engin yazdı …
“TÜRK TELEKOM”
VE
“ DELİ DUMRUL”
xxxxxx
HAYALET CADDELER
“YENİ FİDANGÖR
ESKİ FİDANGÖR ..!” (İki yeni yazısı köşesinde)
Tuncer Engin yazdı: ' O zaten CHP'liydi' köşesinde
SORUN NEREDE?
Bir süreden bu yana ilgilileri ilgisizleri takip etmekle meşguldük
Ne yazık ki seçimler yaklaşınca konular dağılmaya başladı.
Şu buraya geçecekmiş, Bu buradan bir daha aday yapılmayacakmış. Falan filan…
Ordu’da bir daha aday olmaması gerekenlerin isimlerini yazsam kabahatli ben olacağım.
Ama halk sokakta konuşuyor.
Bu konuşulanları elbette bir gün gelir yazarız ancak şimdilik erken.
AKP’de ki ayak oyunlarını ben değil parti içinde ki yöneticiler bile konuşuyor.
Ordu Merkez ve yakın ilçeler içinde ki kavga eninde sonunda gündeme düşecek.
Bir haber ajansının muhabirini kendine neredeyse danışman tutup tüm haberleri onun kanalı ile bizim hazırcı medyaya aktaranlar, medyadan yakınırken, birileri ise daha önce hiç yapmadıklarını yine bir ajansın muhabiri tarafından yapıyor. O kişilerde kafalarına göre ayrım yaparak sözde iş yaptıklarını zannediyorlar.
Zamanı gelince bu pimi çekilmiş el bombaları bunlara en büyük zararı verecek ama iş işten geçtikten sonra olayların farkına varacaklar.
Birilerini bir şeylerle susturabilirsiniz ama ya bağımsız olanları nasıl susturacaksınız?
Artık her şey eskisi gibi değil hiç olmazsa internet diye bir şey var.
Siz birilerini birilerinin başlarını kıçlarını satın alabilirsiniz ama ya diğerlerini?
Zaman geliyor.
Hele birilerinin konumu netleşsin. Bizden de salvolar başlayacak.
Ha iktidar milletvekilleri için mi, onlar hakkında da yazılacak çok şeyler var. Önce bir kendi kendilerini yiyip tarumar etsinler de geri kalanların da dosyalarını dökeriz ortaya elbet… (Erol Karaer)
Rotary’de gündem Basın’dı

Ordu Rotary Kulübünün bu haftaki konuşmacı konuğu Gazeteciler Günü münasebeti ile Ordu Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Vedat Öz oldu.
Ordu Rotary kulübü tarafından konuyla ilgili şu açıklama yapıldı:
Vedat ÖZ, Ordu Rotary Kulübü üyelerine kısaca kendini tanıttıktan sonra, 10 Ocak Gazeteciler Günü münasebeti ile kendisinin davet edilmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öz yerel basının sorunları, yerel basının daha güçlü olması için yapılması gerekli olan çalışmalar, Ordu merkez ve ilçelerde olmak üzere yayın yapan gazete ve televizyonların durumları, Gazete çıkarmanın kolay bir yöntem olduğunu, Ordu Merkez ile ilçelerde gazete ve televizyonlarda çalışan kişi sayısı, diğer illere göre kıyaslandığında Ordu’da çok sayıda yerel gazete olduğunu bu da kalitenin düşmesine sebep verdiğini, Yerel gazetelerin gelirlerinin belli başlısının ilan gelirlerinin oluşturduğunu ve ilan almaları için gerekli şartları yerine getiren gazetelere verildiği konularında ayrıntılı bilgiler veren Vedat Öz, Ordu Rotary kulübü üyelerinin sorularını da cevaplayarak konuşmasını tamamladı.
Başkan Hasan Karamustafaoğlu “Basın kurumları, toplumu aydınlatan ve güç veren, ülkenin çağdaşlaşma sürecinde büyük rol üstlenen kurumlar olduğunu, gazetecilerin olmadığı, özgürce çalıştırılmadığı, yasaklanıp, sansürlendiği toplumlarda, demokrasiden söz etmek olanaksız olduğunu belirterek, tüm basın çalışanlarımızın 10 Ocak Gazeteciler Günü’nü kutluyor, başarılar diliyorum.” Dedi. Gazetecilerin sorunları konularında kendilerini bilgilendiren Sn. Vedat Öz’e teşekkür etti. Günün anısına kendisine bir onur belgesi sundu.
BAŞSAĞLIĞI

Merhum Bekir Meydan'ın oğlu, Savaş, Bekir Meydan, Şadiye İşcan, Mine Akatay'ın babası, Nazmiye Meydan'ın eşi, eski Kızılay Başkanı İSMAİL MEYDAN vefat etmiştir.
Merhumun cenazesi bu gün ( 10.1.2011) günü orta camide kılınan ikindi namazından sonra şehir mezarlığında toprağa verilmiştir,
Merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesi ile yakınlarına başsağlığı dileriz. ORDU DEĞİŞİM GAZETESİ
5 ALTIN ADAMLIK BAĞIŞ!!!
Bu sezon 26 yıllık Süper Lig özlemini dindirmek isteyen Orduspor’a destek olmak amacıyla Ordu Valiliğince başlatılan “Orduspor’a Yardım Kampanyası”na ilk katkı Ordulu işadamı Onur ÇETİNCEVİZ’den geldi.
Merkezi Ankara’da bulunan, yurt içi ve yurt dışında, inşaat ve ulaşım sektöründe önemli çalışmalar yürüten Çetin İnşaat A.Ş.’nin sahibi olan Ordulu işadamı Onur ÇETİNCEVİZ, Ordu Valiliğince başlatılan “Orduspor’a Yardım Kampanyası”na 50.000 TL. bağış yaparak, önemli bir katkıda bulundu.
Orduspor’a gönül veren ve her zaman destek olan hayırsever işadamı Onur ÇETİNCEVİZ, Orduspor’un 26 yıl aradan sonra tekrar Süper Lige çıkma mücadelesinde yakaladığı tarihi fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Orduspor’umuzun başarısı için başlatılan ‘Orduspor’a yardım Kampanyası’na katkıda bulunmak istedim. Ekonomik durumu iyi olan tüm Orduluları bu kampanyaya katkıda bulunmaya davet ediyorum. Çünkü, Orduspor şu anda tarihi bir fırsat yakalamış durumda. Bu fırsatı çok iyi değerlendirmemiz gerekir. Bu konuda Ordusporlu futbolculara, yönetim kuruluna olduğu kadar tüm Ordululara görev düşmektedir. Herkesin Sayın Valimizin başlattığı bu kampanyaya katkıda bulunarak Orduspor’a maddi yönden destek olması gerekir” diyerek, kendisinin kampanyaya 50.000 TL. bağışta bulunarak destek verdiğini söyledi.
Hayırsever işadamı Onur ÇETİNCEVİZ’e, Orduspor için yaptığı onurlu davranıştan dolayı teşekkür eden Vali Orhan DÜZGÜN, “Orduspor, tüm Orduluların ortak değeridir. Banka Asya 1. Liginde ilimizi başarıyla temsil eden ve 26 yıllık Süper Lig özlemine bu sezon son vermek isteyen Orduspor’u, Süper Lig yolculuğunda yalnız bırakmamak ve kendilerine maddi destek sağlamak amacıyla Ordu Valiliği olarak başlatmış olduğumuz yardım kampanyasına, Ordu’nun yetiştirdiği ve yurt dışında yapmış olduğu yatırımlarla ülkemizin adını çok olumlu bir şekilde duyuran, Türkiye’yi çok güzel bir şekilde temsil eden değerli işadamımız, hemşerimiz Sayın Onur ÇETİNCEVİZ’in 50.000 TL’lik bir bağışta bulunarak katkı sağlaması bizleri ve tüm Orduluları mutlu etmiştir. Orduspor’a verdiği bu destekten dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Değerli işadamımızın Orduspor kulübü yöneticileri ve Ordu milletvekilleri ile Ankara'da yapmış olduğumuz toplantının hemen ertesi günüy aptığı bu güzel jestin diğer işadamlarımıza ve ekonomik durumu iyi olan insanlarımıza örnek olacağını ümit ediyorum. Bu vesileyle tüm Orduluları başlatmış olduğu ve 31 Ocak 2011 tarihine kadar sürecek olan “Orduspor’a Yardım Kampanyası”na bağışta bulunmak suretiyle destek vermelerini arzu ediyorum” dedi.(Kaynak Ordu Valililiği resmi internet sitesi)
Gürsel Yıldırım yazdı 'Acele etme çabuk ol' köşesinde
ROTARY GÜVERNÖRÜNDEN ZİYARET

UR 2430.Bölge Guvernörü Rotaryen Kemalettin Erbilgin ve Eşi Meral Erbilgin ile UR 2430.Bölge 8 Grup Guvernör Yardımcısı Rotaryen Hakan Doruk ve Eşi Oya Doruk, Ordu Rotary Kulübü üyeleriyle birlikte, Ordu Valisi Orhan Düzgün’ü ve Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun’u makamlarında ziyaret etti. Ziyarette Guvernör Erbilgin Rotary Kulüplerinin ve Rotary’nin yapmış olduğu hizmetleri dile getirdi.
Daha sonra Ordu Rotary Kulübü, üyeleriyle toplantı yapan Erbilgin onuruna Gardenya restoranla düzenlenen eşli yemeğe katılarak Ordu‘da ayrıldı.
İCRAATIN İÇİNDEKİ ADAM
Dr. MEHMET HİLMİ GÜLER..! (Tuncer Engin yazdı köşesinde)
BİZ YAZALIM, BİZ KÖTÜ OLALIM
Bu şehrin has adamları 10 milyar lira veriyorsa garibanı da 1 tl verse iş biter mi ?!
Ordu Valiliği Orduspor’a yardım kampanyası başlattı. ve banka hesap numaraları yayınlayıp gerekçesini açıkladı. Ordu Valimiz Orhan Düzgün’ün gayretlerini taktirle karşılıyoruz ama kim gider de bankalarda kuyruk bekleyip hesaba para yatırır onu bilemeyiz.
Yinede görevimiz bu açıklamayı yayınlamak olsun!!
Süper Lig’e çıkma mücadelesi veren Orduspor’un başlattığı çeşitli yardım kampanyalarına, Ordu Valiliği başlattığı bir kampanya ile destek verdi.
Ordu Valisi Orhan Düzgün, 04.01.2011 tarihli bir genelge yayınlayarak, Ordu’daki meslek kuruluşları, iş hayatındaki oda ve dernekler, işadamı, sanayici, memur, işçi, esnaf, gazeteci, tüm Orduluların Orduspor’a maddi yardımda bulunmalarını sağlamak amacıyla 31 Ocak 2011 tarihine kadar sürecek, “Orduspor’a Yardım Kampanyası” başlatıldığını duyurdu.
Ordu Valiliğince, Orduspor’a maddi destek sağlamak amacıyla başlatılan yardım kampanyasıyla ilgili yayınladığı genelgede şu görüşlere yer verildi:
“Bir ilin tanıtımında, ekonomik ve sosyal yönden gelişiminde spor kulüpleri önemli bir yere sahiptir. Spor kulüplerimiz, bir anlamda gönüllü turizm elçileridir. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda ilimizi temsil eder, pek çok spor kulübünün de ilimize gelmesine vesile olurlar. Elde edecekleri başarılarla, o ilin adının duyurulmasında önemli katkı sağlarlar.
Orduspor da tüm Orduluların gönül verdiği, ortak değeri, ortak paydası olan bir kulübümüzdür. Ülkemizi UEFA Kupasında temsil etme başarısını göstermiş, tarihi ve mazisi başarılarla dolu olan Orduspor Kulübü, bu sezon 25 yıllık Süper Lig özlemini sona erdirmeyi hedeflemiştir. Ordu Valiliği olarak, bir ilin spor kulübünün Süper Lige yükselmesinin o ile ekonomik, sosyal, kültürel ve turizm sahalarında büyük katkılar sağlayacağını ve o ilde yaşayan herkesin ve her sektörün bundan olumlu etkileneceğini düşünmekteyiz.
Orduspor Kulübümüzün, Süper Lige yükselme yolunda yakaladığı tarihi fırsatı, sezon sonuna kadar sürdürebilmesi ve sezon sonunda da hak ettiği Süper Lig’deki yerini alabilmesi için, Orduspor Kulüp Başkanı Sayın Nedim TÜRKMEN, Orduspor’a iyi bir forvet oyuncusu (golcü) transfer etmek istediklerini, ancak buna ekonomik imkanlarının olmadığını, Ordulu vatandaşlarımızın yardımıyla bu transferi gerçekleştirmek istediklerini belirtmiştir.
Bu amaçla Ordu’daki meslek kuruluşları, iş hayatındaki oda ve dernekler, işadamı, sanayici, memur, işçi esnaf, gazeteci tüm Orduluların Orduspor’a maddi yardımda bulunmalarını sağlamak amacıyla 31 Ocak 2011 tarihine kadar sürecek “Orduspor’a Yardım Kampanyası” başlatılmıştır. Aşağıda hesap numarası ve IBAN numarası belirtilen yardım kampanyasına, Orduspor’a gönül vermiş herkesin katılması beklenmektedir.”
“ORDUSPOR KULÜBÜ DERNEĞİ KAMPANYA HESABI”
YAPI KREDİ BANKASI ORDU ŞUBESİ(Şube Kodu:130)
HESAP NO: 87029635
IBAN NO : TR50 0006 7010 0000 0087 029635
VALİ UYARDI
Böyle bir şey görmedik haberimizde yer alan hususlar konusunda Ordu Valisi Orhan Düzgün'ün hem Emniyet Müdürlüğünü hem de Karayollarını uyardığı açıklandı.
Valilik Basın ve Halka İlişkiler Müdürü Vedat Öz konuyla ilgili olarak Vali Orhan Düzgün'ün haber üzerine hemen harekete geçerek gerekli yerleri uyardığını belirtti.
BÖYLE BİR ŞEY GÖRMEDİK!!! Bir İnsan bunların yüzünden ölümle pençeleşiyor
KİM SORUMLU OLACAK SÖYLEYİN ?!!!

Ordu’da Karayolları tarafından yapılan üst geçit çalışması sırasında Ordu –Giresun yolunun tek şeride indirilmesi nedeniyle bir yolcu otobüsü Ordu Emniyet Müdürlüğü bölgesinde ki kavşakta bir yayaya çarptı.
Karayollarının Karayolları şube müdürlüğü ile Tarım İl Müdürlüğü arasında ki bölgeye üst geçit için getirdiği profili monte etmesi nedeniyle kapatılan yol yüzünden yaşanan sıkıntı Orduluların büyük tepkisine neden oldu.
Ordu Değişim Gazetesi olarak şimdi soruyoruz. Böyle bir çalışma Cuma günü şehrin ve karayollarının en işlek saatlerinde kim tarafından nasıl yaptırılıyor.
Böyle bir çalışma neden en işlek saatlerde yapılıyor? Burada kaza geçiren insanın vefatı bu kadar mı önemsiz. Ordu Valisi Orhan Düzgün’e soruyoruz. Sayın Valim böyle işlek bir zamanda üst geçit çalışması yaptırılırken Ordu Emniyet Müdürlüğü Trafik şubesi hiç mi karşı gelmedi. Neden trafiğin az zamanı olan Pazar günü tercih edilmedi. Karayolları bu kadar hesapsız kitapsız nasıl iş yapar. Sayın Valim bunun hesabını sormayacak mısınız. Siz bu ülkenin Cumhurbaşkanını temsil ediyorsunuz. Şehrin trafiğin en az olduğu zaman örneğin Pazar günü çuvala mı girdi? Allahınızı severseniz söyleyin bu insanın hesabını insanın günahını kim çekecek?
Kim bu Karayollarının keyfi tutumuna dur diyecek.
Ey Ordu milletvekilleri ve özellikle AKP milletvekilleri bu hesapsızlığın bu kuralsızlığının hesabını sormayacak mısınız?
Sizde hiç sorumluluk vicdan yok mu bu Çevre yolu için ne yapacaksınız neden bu konuyu sümen altı ediyorsunuz?
EY ŞEREFLİ ORDU MEDYASI NİYE BUNLARI GÖRMÜYORSUNUZ ,NİYE BUNLARI YAZMIYORSUNUZ!?.....
ALİ ÖZTÜRK HASRET GİDERİYOR
BİZİM UŞAKLAR
Bu hafta sonu Ordu'daydım...


Bazen sıla hasreti,öylesine dayanılmaz boyutlara ulaşıyor ki insanın, doğup büyüdüğü kentini ziyaret edip eski dostlarla, hısım akrabayı görmeden durması pek mümkün olmuyor... Bunun içindir ki, fırsat buldukça özlemini duyduğum güzel memleketimi ara sırada olsa ziyaret etmesem duramıyorum. Bu ziyaretimde, hasret giderme bakımından biraz daha şanslıydım galiba... Zira Aralık ayına girmemize rağmen pastırma yazı denilen güneşli günler tüm güzelliği ile hala devam etmekteydi, ilk iki gün boyunca...
Bunun yanında benim gibi Ordu dışında olup uzun bir süredir görmediğim, iki can dostum ve mahalle arkadaşım, onlar da o günlerde ziyaret amacıyla Ordu'daydılar.
1960'lı yıllarda bizim Elmalık Mahallesinin gençlerinin, o günlerde sayıp, sevdiği Ordugücü'nün ünlü kalecisi İmam lakaplı Atanur Güneysu ile yine herkes tarafından sevip sayılan bir diğer mahalle arkadaşım ve kardeşim sevgili Dursun Akdeniz'den başkası değildi bu can dostlarım..
Gerek böyle bir rastlandı, gerekse pastırma yazı dediğimiz ve artık son günlerini yaşadığımız güneşli ve güzel bir hava, eski dostlarla buluşup geçmişteki güzel anılarımızı yadetmek bakımından oldukça mutlu bir tesadüf de olmuştu benim için...
Eski dostlarla bir araya gelebilmenin Ordu'da bulunanlar arasında özlemini duyanlar da vardı haliyle... Bunlardan Fikri Tefil kardeşimiz, o da sağolsun bunu bulunmaz bir fırsatmış gibisine değerlendirmeyi amaçlamış olacak ki,bir akşam bizleri ve eski Elmalık Mahallesinin diğer yaşlı delikanlılarını kendi Özel Muhasebe Bürosuna davet edip ağırlayarak bir araya gelip buluşmamıza ve anılarımızı yeniden yaşamamıza vesile olmuştu...
Bu nazik daveti, sıcak ve yakın ilgilerinden dolayı can dostumuz Fikri Tefil'e bir kere daha buradan teşekkürlerimi iletmek isterim.
O akşamki davete katılanlar arasında mahallemizin en eskilerinden kimler yoktu ki, ?
Lıgıcı Hayrettin'den Köryılan Şevket'e ve Sivri Yusuf'a kadar, altmışlı yıllardaki Elmalık Mahallesinin gençleri, bizim uşakların neredeyse yarısına yakını oradaydılar, o akşam...
Yaşça bizden bir kuşak geride olanlardan Çakal Turgay, Altındiş Osman, Kurt Ekrem, Sivri Temel ve bizim Sezer'in de bu geceye katılmaları neşemizi ve sevincimizi daha da artırmıştı...
İstanbul'da ikamet eden ancak o günlerde Ordu'da bulunan sevgili Hasan Bacınoğlu ile Saray Mahallesinin eski delikanlılarından Korsan Uğur da bizlerle birarada olmayı arzulamış olacaklar ki onlar da, misafir sanatçı konumunda da olsalar Fikri Tefil'in bu nazik davetine icabet ederek bizleri onurlandırmışlardı, sağolsunlar !...
Bizim Sezer'in maharetli elleriyle hazırladığı nefis sargana tava ve tepside barbunyalar kemali afiyetle yenilirken yemeklerden çok eski anılar meze olmaktaydı masalarda...
Anılar tazelenirken de haliyle eski fotoğraflar da bir kez daha gözden geçiriliyordu, elden ele dolaşıp da...
Ne var ki, o fotoğraflara bakarken, dudaklardaki tebessümlerin zaman zaman buruklaştığı da kaçmıyordu gözlerden...
Nitekim, o fotoğraflarda gördüğümüz eski dost ve arkadaşlarımızdan bazıları bugün artık aramızda yoktular. Onlar ebediyen göç edip gitmişlerdi bu alemden...
Onun içindir ki, Dursun Akdeniz udunun tellerine vururken Ali Karahan'la birlikte hangi şarkıyı terennüm ederse etsinler sanki hep o şarkı söyleniyor gibiydi bizler için...
Hayal meyal düşler gibi
Uçup giden kuşlar gibi
Yosun tutan taşlar gibi
Eski dostlar... Eski dostlar...
O eski fotoğraflarda, geçmiş zaman olur ki hayali cihana değer diyebileceğimiz nitelikte öylesine nostaljik görüntüler vardı ki, baktıkça bakıyor, defalarca bakmaktan da kendimizi bir türlü alamıyorduk.
Hele içlerinde bir fotoğraf vardı ki, ta 1964 yılının Mayıs ayına götürmüştü bizleri.. O fotoğrafa bakarken, o günkü mutluluğumuzu yeniden yaşıyorduk sanki...
Eskiler çok iyi hatırlayacaklardır...1964 yılında 19 Eylül Stadyumunun zemin çalışmaları olduğundan o sezon zorunlu olarak amatör lig maçları yapılmamıştı.
Ne var ki, Ordu'nun o günkü civan gençlerinin futbol maçı yapmadan durmaları ise pek de mümkün değildi.
Bu nedenle de resmi niteliği olmayan, mahallelerarası bir futbol turnuvası düzenlenmişti...
Futbolun yanında kavga ve nizanın da gırla gittiği bu turnuvada bizim Elmalık Mahallesinin Güneşspor Takımı, tüm bu zorluklara rağmen yine de şampiyon olmayı başarmıştı,o turnuvada...
Tüm mahalleli bu şampiyonluğun sevinciyle bir araya gelip şampiyon takımla bir hatıra fotoğrafı çektirme arzusundaydı ama tümünü bir fotoğraf karesine sığdırmaksa ne yazık ki mümkün olmamıştı....
İşte bu fotoğraf da, o gün çekilen ve takımla birlikte objektif karesine girmeyi şansı yakalayanların o günkü görüntülerini getirmişti, ta 46 yıl öncesinden bu günlere...
Kimler mi vardı o fotoğraf karesinde ? Önce 8 oyuncudan ibaret olan takımımızın futbolcularını sayalım , sağdan sola doğru ayaktakilerden başlayıp da tek tek:
Mustafa Aktaç, Seyfi Odabaş, Bahtiyar Tenteoğlu, Ömer Dağaşan, Atanur Güneysu...
Oturanlara gelince: Vonalı Habil, Enis Çol, Nezir Uğursal, ve merhum Mustafa Şenol...
Oturan sivillerden biri, takımın malzeme sponsorluğunu yapmış olan Bisikletçi Yılmaz Kaçar ağabeyimiz, diğeri ise yıllar önce,daha hayatının baharındayken aramızdan ayrılan ancak bir türlü unutumadığımız ve acısı hala yüreğimizi dağlamakta olan rahmetli Mithat Tenteoğlu'ydu...
Yine o fotoğrafta, Mithat Tentoğlu ve futbolculardan Mustafa Şenol'dan başka bugün hayatta olmayan, rahmetle andığımız bir kaç isim daha vardı aramızda...
Bunlardan biri; Merkez Bankasında üst düzeyde yöneticilik yapmış olan Hikmet Çiçek kardeşimiz... Diğeri, Ordu Vergi Dairesinde görev yapmış olan sevgili Kabak Sali (Selahattin Özsoy), bir diğeri ise yoksulluğu ve garibanlığı hiçe sayan ve bunu yenmek için yılmaksızın gayret gösteren, İngilizceyi öğrenmek uğruna Ordu'nun gönüllü turist rehberliğini üstlenen Durmuş kardeşimiz.. Çoklarımız kentimizin o günlerdeki renkli simalarından biri olan rahmetli Durmuş'u; ismiyle değil de, yiğit lakabıyla anılır misali , herkesçe malum o meşhur lakabıyla hatırlayacaktır; buruk bir tebessümle, 'Şapalak' deyip de...
Ordu'nun en gariban insanlarının bile bizim aramızda mutlu olduğu, bu yanında en renkli simalarıyla en vefakar insanlarının yaşadığı o günkü Elmalık Mahallesini unutmak mümkün müdür hiç ?
Zaten bizler de unutamamıştık; ne Elmalık Mahallesini, ne de o sevimli ve vefakar insanlarını....
Ve hiç değişmemişlerdi sanki, yine hep ayniydi bizim uşakların !...
Ya artık aramızda olmayanlar; Foşkuruk Yıldıray, Çakır Dursun Ali, Molla Halil, Bico Yücel, Eşkiya Cemil, Sivri Dursun, Murat Erkenci, Sarı Kemal, Kasap Celal, Uğur ve İbrahim Çetinceviz kardeşler, Babuş Şevki, Uğur Savaşkan, Süleyman Zavalsız...Onları rahmetle anmaktan başka da yapacak bir şey yoktu maalesef...
Zamanının bıçkın delikanlılarından Tabelacı Faruk Usta ile Yedibela Ali'yi sağlıklı görmek ise bizler için ne de olsa bir teselli olmuştu...
Dedim ya...Belki mahallede eski evlerden pek kalan olmamıştı ama dostluk, vefakarlık ve arkadaşlık anlayışında değişen hiç bir şey yoktu mahallemizde; yine kırk önecesindeki gibiydi bizim uşaklar !....
Yazlık bahçelere müzik yasağı geliyor
AİLE HEKİMLİĞİ İYİ GÜZEL DE .... (Tuncer Engin yazdı köşesinde)
BAŞKAN YILMAZ’I YOLCU ETTİK

Orduspor kulübü başkanlığı 1992-1994 yıllarında yapan ve buna karşılık bir çok yönetim kurullarında görev alan geçtiğimiz gün geçirdiği kalp krizi sonrasında yaşamını yitiren İ. Hakkı Yılmaz’ı son yolculuğuna uğurladık.
Yılmaz ile ilgili ilk tören bu gün sahipliğini yaptığı Karadeniz Tüp Gaz önünde gerçekleştirildi.
Daha sonra Durugöl mevkiinde bulunan Orduspor tesislerine naşı getirildi. Burada amatör ve profesyonel futbolcular, yönetim kurulu üyeleri ve sevenleri ile spor severler tarafından karşılanan cenaze için önce 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Burada Orduspor eski başkanlarından Ergin Karlıbel bir konuşma yaptı.Karlıbel Hakkı Yılmaz’ın ender bir yönetici olduğunu yönetim dışında da kalsa Orduspor’u en fazla destekleyenlerin başında olduğunu belirterek ‘ Özü sözü doğru bir insandı . Onun isteği Orduspor’un süper lige çıkmasıydı. Bunun için mücadele etti bu mücadelenin süreceğine inanıyorum’ dedi.
Başkanımızın cenazesi yarın (21 Ekim günü) İstanbul Levent camisinde kılınacak ikindi namazından sonra Zincirlikuyu mezarlığında toprağa verilecek.
Merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesi ile yakınlarına başsağlığı diliyoruz. ORDU DEĞİŞİM GAZETESİ
GÜRSOY GÜNAH KEÇİSİ Mİ ?!
Ordu Ticaret Borsası Başkanı Nejdet Gürsoy ile bir gazeteciliğin ötesinde ailevi bağları olan bir insanım.
Bu güne kadar Ordu’da kendini gazeteci sanan veya medyada boy gösterenlerden çok, en fazla eleştirenlerin başında geliyorum,
Tabi bu eleştirilerim Gürsoy’un şahsına değil bulunduğu konuma ve misyonunadır.
Bundan sonra da eleştirmeye devam edeceğim.
Gürsoy, ne Ziraat Odası başkanı nede üretici derneği sorumlusu. Bulunduğu ortam ihracatçı, tüccar kesimini kapsıyor.
Bu nedenle yaptığı açıklamaları ( Kimi zamansız, yersizde olsa) doğru okumakta fayda var.
Onun yerinde bir başkası olsa ayni şeyi söylemek zorundadır. Onlar kendi kesimlerinin menfaatleri doğrultusunda hareket etmek için bu göreve getirilmişlerdir.
Özellikle ben Gürsoy’u eleştirirken mutlaka ve mutlaka sözde üretici savunucularını da eleştirmeye devam ediyorum.
Yani birileri gibi sadece ve sadece Gürsoy’u günah keçisi ilan etmiyorum.
Ulusal Fındık Konseyi diye bir yer var. Bunların arasında Ziraat odaları temsilcileri de bulunuyor.
Ne yazık ki Ulusal Fındık Konseyi başkanın açıklamalarına karşılık bu konseyde bulunan Ordu Ziraat Odası eski başkanı Onur Şahin ile Giresun Ziraat Odası Başkanının hala bu görevde kalmalarına anlam veremiyorum.
Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı ve diğer arkadaşlar Gürsoy’un savunduğu gibi kendi üreticilerini savunduğunu ve buna göre kamuoyu oluşturduğunu göremiyorum.
O halde önce bu kurum ve kuruluşlarının Ordu Ticaret Borsasından önce sorgulanması, hesap sorulması gereken yerler olarak görüyor ve böyle düşünüyorum.
Milletvekili Ayhan Yılmaz ‘ Fındık ile ilgili kimse şikayet etmedi herkes memnun’ demesine karşılık ufak tefek cılız sesler çıkıyor.
Bırakın başka bir ülkede olmayı başka bir şehrimizde olsa Yılmaz, bombardımana tutulurdu.
İşin Türkçesi şu, herkes bir yolunu bulmuş gidiyor.
Bu gidişi üretici aldığı 3-5 liralık sadakayı da kar sayarak seyretmeye devam ettiği sürece ‘Böyle başa böyle tarak ‘ demekten ve Gürsoy’a da ‘Be birader sistem tıkır tıkır işliyor ne konuşup da millete malzeme veriyorsun’ demekten başka bir şey içimden gelmiyor.
Gürsoy’un beyanatlarını malzeme yapıp konuşan 3-5 kişiye de şunları belirtmekte fayda görüyorum.
Hani nerede üreticiler, hani nerede üretici kuruluşları.
Biraz da bunları mercek altına alıp eleştirelim.
Görevini yapanlar ile yapmayanları bir kefeye koyup düşmanlık yaratmayalım!!!
Düşman içimizde zaten!!! (E.K.)
SONUNDA YAPILABİLDİ

Karayollarınca yapımı tamamlanarak 2007 yılının başında ulaşıma açılan Fatsa-Ordu arasındaki bölünmüş yol güzergahında yer alan ve zaman zaman basın-yayın kuruluşlarımızın haber konusu yaptığı Bolaman ve Efirli kavşakları ile Divani-Gülyalı şehir geçişi aydınlatması yapıldı.
Ordu Valisi Orhan Düzgün konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Efirli kavşaklarında aydınlatma lambalarının bulunmaması üzerine 2009 yılı Kasım ayı içinde bazı basın yayın organlarımızda çeşitli haberler yayınlanmıştı. Bu haberleri de dikkate alarak, belirtilen kavşaklara aydınlatma direkleri ve lambaları yapılması konusunda Karayolları Samsun Bölge Müdürlüğünden yazılı talepte bulunduk. Daha sonra bu talebimizin takibini yaparak, söz konusu kavşakların aydınlatmasının yapılması konusunda gerekli ödeneğin temini sağlandı. Karayollarından sağlanan ödenekle YEDAŞ Ordu İl Müdürlüğümüzce 15.06.2010 tarihinde Bolaman ve Efirli kavşaklarının aydınlatma ihalesi, 23.06.2010 tarihinde de Divani-Gülyalı şehir geçişinin ihalesi yapıldı. İhaleyi alan firmalar da kısa süre içerisinde çalışmalarını tamamlayarak, belirtilen kavşaklarda aydınlatma sistemini devreye sokmuşlardır. Tarafımdan yapılan Aylık Takip Toplantılarında sürekli gündeme getirilerek, takibi ve sonuçlandırılması sağlanan ilimizin bir sorununun böylece çözüme kavuşmuş olması sevindirici. Karadeniz Sahil Yolu güzergahında önemli iki kavşak ile Divani-Gülyalı arasındaki şehir geçişi aydınlatmasının tamamlanmış olması hem muhtemel kazaların önlenmesine, hem de sürücülerimizin şehrimizin girişinden çıkışına kadar ışıl ışıl bir yol güzergahında güvenli bir şekilde seyahat etmelerine imkan sağlamış olacaktır. Ayrıca, şehrimize daha modern bir şehir görünümü de kazandırmış olacaktır. Önemli gördüğümüz bu hizmetin kısa süre içinde ilimize kazandırılmasında emeği geçen herkese ve kısa sürede aydınlatma çalışmalarını tamamlayan müteahhit firmalara Ordulular adına teşekkür ediyorum” dedi.
Bunlara da yanıt ver başkan!
Biz sizi belediyeci sanıyorduk!!!
Erol Karaer
Ordu Belediye Başkanı Seyit Torun , AKP il başkanı Oktay Çanak’ın şehrin çöplüğedöndüğü ve teleferik ile ilgili eleştirilerine yanıt verdi.
Biz daha önce yazmıştık şehrin kaldırımları yolları ve imarda kıyak koşulan yerleri….
Heyecanla başkanımızın da bunlara yanıt vereceğini düşündük ama o sadece işine gelene yanıt vermiş durumda.
Bir imar düzenlemesi sadece sizin adamınızın istediği ve yaptığı gibi mi geçti başkan.
Bu şehrin kaldırımları yolları işgal atında iken bizim yazdıklarımıza ne zaman yanıt vereceksiniz?
Ne zaman bu şehrin başkanı olarak bunlara müdahale edeceksiniz, ettireceksiniz?
Sayın başkan bu şehrin köy haline getirilmesinde sizin payınız yokta emir veremediklerinizin mi payı var?
Resmi sitenizde bize de yani bu yanlışlara da yanıt verinde bizde aynen kullanalım.
Biz sizin dediğiniz anlamda sinyalci, avanta isteyen olmadık.
Çünkü bizim böyle bir kaygımız ve donanımımız yok.
Sizi şişirenler şişirmeye devam etsinde biz yazmaya devam edelim!
Birileri diyor ki gülen başkan seven başkan…
Siz bu yanlışları gülerek karşılayıp imarda ki bütün çirkinliklere göz yumup bizi öpüyor musunuz.?
Siz bilirsiniz. Siyasi hayatınızı idame ettirecekseniz size bütün imar yanlışlıklarını ve şehrin bütün kaldırımlarının ve yollarının işgalini sorarız.
Sormazsak yanlışız. Siz yine bildiğinizi yapın!!
“Elbette ki bu eleştirilerimizden en büyük payı alması gereken icraatın başı olarak Belediye Başkanı Seyit Torun’dur.
Kendisi şehri emin olarak bu şehirde yaşayan insanların rahatı, mutluluğu için çalışmak için buraya seçilmiş bir insandır. İdaresinde ki kişilerle birlikte bu şehri yönettir yönetmeye çalışır.
Son iki yıldan bu yana yaşanan özellikle imar konusunda ki kayırmalar, kaldırım ve yol işgalleri iyi den iyiye bizi rahatsız etmeye devam etse de birileri gayet rahat bir şekilde susabiliyorlar. Muhalefet etmesi gerekenler sözde muhalefet yaparken bir imar konusunda ahbap çavuş veya iş ilişkisini alarak sessiz kalmaya devam ediyorlar.”
ALIN ESERİNİZLE GURUR DUYUN…
BİZ ONLARI BELEDİYECİ SANDIK!!!
EROL KARAER
Elbette ki bu eleştirilerimizden en büyük payı alması gereken icraatın başı olarak Belediye Başkanı Seyit Torun’dur.
Kendisi şehri emin olarak bu şehirde yaşayan insanların rahatı, mutluluğu için çalışmak için buraya seçilmiş bir insandır. İdaresinde ki kişilerle birlikte bu şehri yönettir yönetmeye çalışır.
Son iki yıldan bu yana yaşanan özellikle imar konusunda ki kayırmalar, kaldırım ve yol işgalleri iyi den iyiye bizi rahatsız etmeye devam etse de birileri gayet rahat bir şekilde susabiliyorlar. Muhalefet etmesi gerekenler sözde muhalefet yaparken bir imar konusunda ahbap çavuş veya iş ilişkisini alarak sessiz kalmaya devam ediyorlar.
Ordu’nun özellikle şehircilik açısından yaşananları görmediklerini söyleyebilecek hangi yetkili, uzman veya belediye meclis üyesi var.
Alakasız gerekçelerle verilen katlar, çekme kat adına yapılan yeni yeni katlar ve sözde verilen cezalar ile devam eden çalışmalar.
Sayın Başkan Torun öncelikle bunun bütün sorumluluğu sizde. Gördüğümüz kadarı ile belediyecilik yönetiminden keyfinizi almış durumdasınız! Belki başka hayalleriniz var ama şunu unutmayın ki bunların hepsi siyasi yaşamınız boyunca peşinizden gelecek. Yalakalar avantacılar sormazsa soracak insanlar çıkacak…
İKİ KÜÇÜK ÖRNEK VE SONRASI SİZLERİ RESİMLERLE BAŞ BAŞA BIRAKACAĞIZ

Ordu’da trafik sorunu var diyerek üniversite hocalarını milyarlarca liralık para verip planlar yaptıran ve otopark sorunundan sık sık söz eden belediye yönetimi karşısında bulunan otoparkın bir bölümünün bir işletmeye yeme içme yeri olarak verilmesine göz yumuyor sesiz kalıyor. Yani birilerinin nemalanması otopark sorunundan önce geliyor..

Sırrıpaşa caddesi ile Süleyman Felek caddesi arasında 19 Eylül ilköğretim okulu karşısında orta bölgede bulunan iş yerinin sağdan soldan istediği gibi uzamasına göz yumuluyor. Niye, kaldırımda büyüdü. Köprübaşında ki gibi yeme içme yeri yapılacak ardından da kaldırımlar burada da işgal edilip heykele karşı keyif yapılacak.
İşin kısacası şu aşağıda ki resimlerle birlikte bu şehri bu hale getirenleri buna seyirci kalanları bu halka değil ( Çünük bazıları hala koyun gibi seyrediyor. )Allah’a havale ediyoruz.
Ama yinede bundan önce azıcık utanın, sıkılın, size oy verenlerin oylarına ihanet etmeyin demeyi ihmal etmiyoruz.






ORDU MEDYASI VE BİAT TOPLUMU!!!
EROL KARAER
Referandum sonuçları açıklandı millet biraz nefeslendi. Bende bu nefeslenme sırasında Ordu Medyasının Ordu merkezde çıkan oyları tahlil etmesini bekleyip durdum.
CHP eski milletvekili adayı, CHP yönetimlerinde görevler yapmış il başkanlığında bulunmuş bir kişinin ve yıllardan bu yana solculuk taslayanların gazetelerinin referandum sürecinde neredeyse açık açık Evet kampanyası yaptığını görünce şaşırmadım dersem yalan olur. Bunun yanı sıra bazı medya organlarında yayınlanan haberlerin ne gerekçe ile yayınlandığını, bunun yanı sıra Vasıflı gazetelerin uyması gereken içerik kurallarını sürekli ihlal ettiğini de görüp şaşırmaya devam ettim.
Şimdi esas konumuza yavaş yavaş girelim.
Ordu’da ki sol oyların büyük çoğunluğunu alarak Belediye Başkanı seçilen Seyit Torun bu referandum sürecinde ne yaptı?
Mübarek sanki hiçbir siyasi görüş ile alakası yok gibi davranarak bu süreçte (siyasi ahlaka ters olarak) tarafsız kalma çabasında oldu. Bir belediye başkanının tarafsızlığı kendisine oy verenlerin çoğunluğu ile orantılıdır ve böyle bir lüksü yoktur.
Ordu yerel medyasında bunun da sorgulanmasını beklerdik.
Merkez oylarda ki yüzde 1,5’luk hayır farkı başarı mı?
O zaman DSP’den Belediye Başkanı seçilen Seyit Torun’a, yıllardan bu yana CHP’ye ve MHP’ye oy verenler oturup düşünmeli ve bu sonuçtan kendilerine düşen utanç payını alarak koltuklarından bir an önce kalkmalıdır.
Tüm olumsuzluklara karşılık bahsettiğim gruba oy veren insanlarımızda Evet verenleri suçlayana kadar kendi oylarına sahip çıkmanın bilincine erip hesap sormalıdır.
Soramıyorsa ‘Koyun’ diye eleştirdiği kesimden daha koyundur. Çünkü onların hesap derdi yoktur. Biat (Bir kimsenin egemenliğini tanıma.) toplumudur. Aydınlıktan özgürlükten hak ve hukuktan söz edip de bu hesabı sormayanların, soramayanların tek bir kelime bile konuşmaya hakkı yoktur.
Oturacaklar, el açıp diğerlerinden daha da rezilce biat ederek ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağıracaklardır!!!
Muhteşem düğün



AYHAN VE TUNCER ENGİN OĞULLARI ORHAN'IN MUTLU GÜNÜNDE GELİNLERİ İLE BİRLİKTE
Karakurt ailesinin kızı Nida ile Engin ailesinin oğlu Orhan İstanbul’da yapılan muhteşem bir düğün töreni ile dünya evine girdiler.
Galatasaray adası karşısı Kuruçeşme Divan’da gerçekleştirilen törene çok sayıda seçkin davetli topluluğu katıldı.
Gazeteci Tuncer Engin ve N.Ayhan Engin’in oğlu Orhan
Aytunç ile Hasan - Ayten Karakurt’un kızı H.Nida ‘nın düğün töreni nedeniyle her iki aileyi tekrar kutluyor genç çiftlere ömür boyu mutluluklar diliyoruz. ORDUDEĞİŞİM GAZETESİ