MEMLEKETE HOŞ GELDİNİZ

   
  Ordu Değişim Gazetesi
  Ana Sayfa
 

 

       

Bize ulaşabileceğiniz elektronik posta adresimiz: 

ordudegisimgazetesi@hotmail.com

 Facebook:  Değişim Gazetesi ORDU

 Instagram: @degisimgazetesiordu - @erolkaraermedya





ORDU SENİNLE GÜZEL
 
Videoyu aşağıda ki bağlantıya seçerek tıklayınız...
https://www.youtube.com/watch?v=3oc8-RJOcIA







  OSKİ'DEN ÖMÜRLÜK YATIRIMLAR 
Aşağıdaki linki seçip tıklayarak izleyebilirsiniz.
Video Linki :https://www.youtube.com/watch?v=znTTc2sQwKw
 






Videoyu aşağıda ki linki seçip tıklayarak izleyebilirsiniz...
https://www.youtube.com/watch?v=OcljriHanwE






ORDU’DA VEKTÖRELLE MÜCADELE SÜRÜYOR
Ordu Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Ve Kontrol Dairesi Başkanlığına bağlı, Çevre Ve Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü bünyesinde sokak hayvanları tedavi ve rehabilitasyonu ve halk sağlığı işlemleri yürütülmektedir.
 
Çevre Sağlığı;
Vektörel Mücadele Çalışmaları: 04.07.2019 tarihli 30821 sayılı Biyosidal Ürün Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında Halk sağlığı alanında çalışmalar yapmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlı biyosidal ürün uygulama yetki belgesine sahip birimimiz; 42 filit işçi, 4 teknik personel, 24 adet saha aracı ve 24 adet alan ilaçlama makinaları, 3 adet kapalı alan ilaçlama makinası ile il geneline hizmet verilmektedir.
 
Halk sağlığını tehdit eden sivrisinek, karasinek, pire, akrep ve kemirgenler ölçülerine bakılarak küçümsenecek canlılar değildirler. 
 
Kontrol altına aldığımız, bulaşıcı hastalık taşıyıcılardan biri olan sivrisinek tıbbın ilk tanımladığı hastalıklardan olan sıtmanın konakçısı ve taşıyıcısıdır. Sarıhumma, dank, fil hastalığı, kolera, dizanteri, hepatit, çocuk felci, gıda zehirlenmesi, Kırım Konga kanamalı ateşi, veba, tifo, menenjit halk sağlığı alanında mücadele edilen zararlıların taşıdığı mikroorganizmaların neden olduğu hastalıklardır.
 
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl 750 bin insanın ölümüne yol açan sivrisinekler, dünyanın en ölümcül hayvandır. Yalnızca taşıdığı sıtma (Malaria) virüsü nedeniyle yılda 600 bin insanın ölümüne yol açan kan emici sivrisineklerin yanı sıra karasinek, hamam böceği, pire gibi böcekler, akar, akrep, çıyan ve kene gibi diğer eklembacaklılar ile kemirgenler halk sağlığı alanında mücadele ettiğimiz türlerdir.
Her türlü durgun suya yumurta bırakabilen sivrisinekle mücadele etmek için çevremizde bulunan açık alan su birikintisi, dere ve ırmak baksı, açık kanal, yüzme ve süs havuzu, kuyu, bidon, varil, kova, atık araç lastikleri, mazgal, rögar, fosseptik, bina bodrum suyu, asansör boşluğunda biriken sular, çatı olukları ve her türlü su birikintisi ile çöp konteynırları, çöp toplama alanları gözetim ve kontrolümüz altındadır. Bu alanlarda önceliğimiz kaynağı ortadan kaldırarak kalıcı ve doğal çözümler üretmektir.
 
İçinde bulunduğumuz kurban bayramında karasineğin üremesini engellemek ve ekiplerimiz tam mesai ile vatandaşlarımızın yanında olacaktır. Sizlerde kurban kesim alanlarını kullanarak ve kurban atıklarınızı toplama merkezlerine ulaştırarak karasinek üremesinin önüne geçip çevre sağlığına katkıda bulunmuş olursunuz.
Birim çalışanları tarafından gündüz saatlerinde sivrisinek ve karasinek üreme alanlarında üremenin engellenmesi için larva mücadelesi, kent merkezlerinde kemirgen, akrep, pire, hamam böceği mücadelesi, vektörün dinlenme alanı olan kapalı kanal ve dere bakslarında halkın dumanlama olarak bildiği uçkun mücadelesi yaparlar.
 
Sivrisineğin aktif uçtuğu ve kan emdiği akşam saatlerinde şehir merkezlerinde alan ilaçlaması yapılmaktadır. Tercih edilen ürünler Sağlık Bakanlığından onaylı ve biyolojik kökenlidirler. Hava, su ve toprakta birikme yapmayan, alerjik reaksiyon vermeyen hedef canlı üstünde etkili ürünleri kullanarak çevre sağlığı işlemleri yapılmaktadır.  
 
Vektörel Mücadele : 777 51 55
Altınordu İhbar Hattı:0 530 916 59 09
Fatsa İhbar Hattı: 0 530 916 59 16
Ünye İhbar Hattı: 0 530 916 59 20
 


 

 



 




ORDUDA VEKTÖREL MÜCADELE BAŞLADI 
 
*Çevre Sağlığı İlaçlarının; Halk sağlığını tehdit eden vektörler ile mücadelede kullanılan insektisit, larvasit, rodentisit vb. ilaçların genel adı olduğunu biliyor muydunuz?
*İnsan sağlığı açısından zararlı parazitleri ve mikroorganizmaları gerek mekanik gerekse biyolojik olarak taşıyan canlılara “VEKTÖR” denildiğini biliyor muydunuz? 
*Sivrisinekler tüm dünyada özellikle insan topluluklarını etkileyen ve yoğun ölümlere neden olan; sıtma, sarıhumma, dank humması, filarya hastalıklarının taşıyıcısı olduğunu biliyor muydunuz?
*Sivrisineklerin doğada tespit edilen 2700 türü olmakla birlikte ülkemiz için önemli türler; Anopheles sp. Culex sp. Aedes sp. Türlerinin olduğunu biliyor muydunuz?
*Bölgemizin yaygın türü olan Culex türü sivrisineğin üreme kaynaklarından fazla uzağa uçmadığını; üreme kaynağının 3 km yakınında olduğunu biliyor muydunuz?
*Sivrisineklerin sıcak yaz günlerinde bir iki hafta yaşadığını biliyor muydunuz?
*Sivrisineklerin; yumurta, larva, pupa ve uçkun dönemlerinden oluşan 4 yaşamsal evreye sahip olduğunu biliyor muydunuz?
*sivrisinek larvalarının gelişiminin su sıcaklığının 10 ºC ve üstüne çıkması ile başlar ve 10 ºC’nin altına inene kadar devam ettiğini biliyor musunuz?
*Ergin dişi sivrisineklerin yumurtalarının gelişimi için kan emerek beslendiğini biliyor muydunuz?
*Sivrisineklerin yumurtalarını; durgun sulara koyduklarını, bahçelerde ve çevrede bulunan depo, kova, küvet, saksı, su deposu, varil, tekne, bidon, lastik içi gibi ortamlarda biriken suların sivrisinekler için ideal üreme kaynakları olduğunu biliyor muydunuz?
*Ayrıca; çeşme, kuyu, havuz gibi alanlarda biriken sular, dere ve kanal gibi alanlarda biriken sular, Izgara, mazgal, gider gibi alanlarda biriken sular, parsel bacası, fosseptik, rögar gibi alanlarda biriken durgun sular, açık alanda düzensiz yer şekillerinden kaynaklı su birikintilerinin ideal sivrisinek üreme ortamı olduğunu biliyor muydunuz?
*Sivrisineklerle mücadelede en önemli adımın, durgun su alanlarının bertarafı olduğunu biliyor muydunuz?
*Üreme ortamlarında (saksı altıi bidon, kova,…vb alanlarda) biriken suların sivrisinek üremesini engellemek amacı ile haftada en az bir defa boşaltılıp değiştirildiğinde veya üzeri açıklık kalmayacak şekilde sıkıca kapatıldığında sivrisinek üreme ortamını yok ettiğinizi biliyor muydunuz?
*Sivrisinek larva üreme alanların ortadan kaldırılması ile
Sorunun kaynağında çözüldüğünü,
İlaç kullanmaya gerek kalmadığı için hem ekomonik hem de çevreci çalışma olduğunu; 
Sorun vatandaşlar kanalı ile çözüldüğü için personel ve çalışma masrafından tasarruf edildiğini biliyor muydunuz?
*Sivrisinekle mücadelede kültürel ve fiziksel çalışılmadığı zaman; yoğun emek, biyosidal ürün, taşıt ve makina giderinin yanında teknik bilgi ihtiyaç olduğunu biliyor muydunuz?
*Ergin ergin sivrisinekle mücadelenin (akşam ilaçlaması ) kontrol edilemeyen üreme kaynağından uçan sivrisineği öldürmek amaçlı yapıldığını, başarı oranının % 4 ila 10 arasında olduğunu ve insan, hayvan ve bitki gibi hedef dışı canlılarında olumsuz etkilenebildiğini biliyor muydunuz?
 
Sivrisinekle mücadele bir entegre çalışmadır; çevreci adımlar için sorunu kaynağında çözmeli bahçemizde, balkonumuzda, çatımızda su birikintisi oluşmasına engel olmalıyız. Sağlıklı bir yaz için Ordu Büyükşehir Belediyesi ve vatandaşlarımızla el ele sorunu kaynağında çözmeyi hedeflemekteyiz. Bu nedenle siz değerli Ordulu hemşerilerimizi sivrisinekle mücadele ordusuna katılmaya davet ediyoruz.






SU ZAMMI NORMALDİR!!!
İki ay önce suya zam geldi tekrar geliyor diye yazıp durduk.
Kimsenin haberi yok mu dedik! Niye gündeme getirilip aşırı zam konuşulmuyor diye dert yandık. 
Muhalefet partilerinden, meclis üyelerinden tık çıkmadı. (Çıktıysa da haberimiz olmadı, olmuyor. İstisnalar hariç!)
Büyükşehir belediyelerinin dert ve sıkıntıları konusunda haklı beyanatları bulunan yerel yönetim başkanlarımız ile muhalefet partileri, "Cumhurbaşkanımız belediyelerimiz su da indirim yapsın dedi KDV'yi yüzde 1'e indirenler suyun tonuna yüzde yüz zam niye yapıyor" demedi.
Şu bir gerçek ki zam kaçınılmaz! Biz sadece sessiz kalınmasına vurgu yapıyoruz.
Neyse sorun yok, layık olduğumuzu yaşıyoruz.
 
 
 
FAŞİZM Mİ DEDİNİZ! AYIP EDERSİNİZ...
‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’
Hayat pahalı, şu bu filan dediğinizde yukarıda ki fiilden, 3 yıla kadar hapis alabilirsiniz,
Çünkü hayat kime göre pahalı, lavuk fakir sana göre pahalı.
O zaman belli bir kesime göre pahalı değil.
Gel bakalım. Artık ne kadar yargılanır, ne kadar ceza alırsın bilinmez.
Jet hızı ile meclisten geçirip seçim öncesi iktidar demoklesin kılıcı gibi kullanacak.
Eğer bu yasa geçerse (geçer) maaşım az, faturam yüksek, akaryakıt pahalı, iktidar halkını düşünmüyor, yandaş müteahhit, çete filan söyleyip, yazarken bin kere düşünün.
Hatta düşünmeyi bile bırakın!
Geçmiş olsun.
Bu uygulamanın ne manaya geldiğini CIBBANCI anlamaz, ama yarın iktidar değiştiğinde başlarına gelince o zaman anlar.
Ne demişti mahkeme " Ben seni, senin çıkardığın kanunla yargılıyorum, niye şikayet ediyorsun, Saddam..."

ADAMLAR REKLAM BİLE YAPMIŞLAR. 
Erol Karaer
DÖNÜM PARASINA TAV OLANLAR, CIBBANCILAR! GÖZÜNÜZ AYDIN! BALSU BÖLGEMİZ DE. BALSU ŞİRKETİNE HAYIRLI KAZANÇLAR DİLİYORUZ... 
Türkiye, 2021 yılında 122 ülkeye toplam 344 bin 370 ton fındık ihracatı ile bugüne kadar bir yılda yapılan en yüksek ihracat rakamına ulaştı. Bu ihracatın şampiyonları ise İtalyan Ferrero ile Cüneyt Zapsu'nun sahibi olduğu Balsu şirketi oldu.
***
20 YILDA TÜRK TARIMINI BİTİRDİLER 
Mazot fiyatları son 20 yılda yüzde 2 bin 138, gübre fiyatları ise yüzde 5 bin 298 oranında arttı. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı.



AYNEN
Erol Karaer
Koltuk kapmış "kurtulmuş" adamlar, ben şikayet edeyim de uğraşsın diyen "baş" lar, Ordu'da çok mevcut...
Yılmaz Özdil, o 'ak'ci Mehmet Cengiz'in hakkında açtığı dava sonucu yazdığı yazısını şöyle bitirmiş.
***
Ama şunu bil ki, kalbimi kırdın.
 
Kalbimi kıranları asla unutmam Mehmet
 
Cengiz.
 
Senin milyar dolarların mı güçlü, benim kalemim mi, göreceğiz!
***
Ordu'da ki çakallar...
Senin koltuğunu mu güçlü yoksa namuslu gazetecilerin kalemi mi? 
Gittiğiniz yere kadar kovalayacağız! 
 
 
HEP LAFTA MI?
Erol Karaer
Adı oyun, tiyatro gösterisi veya...
Aslında hiç biri değil, bir şehrin yakın tarihinin beklekler de tekrar canlanması, bilmeyenlere öğretilmesi.
Bir çeşit tarih dersi.
Kim istemez şehrinin yakın tarihini, kültür sanat açısından çok önemli yer tutan olaylarını öğrenmek.
İşte bundan yola çıkan bir grup tiyatrocu, bir grup sanatçı bir görsel eser ortaya çıkardı.
"Bir bilet iki film" adlı tek perdelik oyun ile 60 ve 70 yıllarda ki sosyal ve kültürel olaylar anlatılırken yazlık sinemalarda yaşananlar ve o sinema emekçileri hakkında kesitler sunuluyor.
Ne yazık ki birileri "muhteşem" diye adlandırılan eser ile ilgili ne belediyeler, ne STK ve siyasi partiler devreye girip aman sahnelemeye devam etsin diye çaba gösteriyor.
Coşkun Çetinalp tarafından yazılıp, yönetilen ve oynanan; yönetmen yardımcılığı ve ışıkta Hakan Altan’ın yer aldığı, asistanlığını Meltem Çetinalp, Görsel Sanat ve Müzik Yönetmenliğini ise Behnan Ulaş’ın yaptığı “Bir Bilet İki Film” adlı oyunu tiyatroseverlerle buluşturmaya kim devam edecek bilinmez ama Valilik, Kültür müdürlüğü hiç bir şey olmamış gibi davranmaya da ne kadar devam edecek merak ediyoruz? 
 
UD ÇALMIYOR ARTIK
 
Cumhur agbim hoş sohbet, sesi ile bizi yanıltıp dalga geçerdi bizle. 
Renkli sinemanın altında iş yeri vardı . Plaklar üstünden yeni çıkmış bant kaydı yapardı bize. 
Yurdal Karahan ve arkadaşları denince mutlaka o da vardı.
Kılçık Uğur, Cumhur Sağlam, Haldun Ataoğlu, Yunus Bora, Cumhur Öğe ve Yurdal Karahan son grupları idi.
Esprileri, fıkraları ve ortama mutlaka gülücük katan tarzı ile biz hep sevdik onu.
Şimdi onun sadece arkadaşları, ailesi, sevenleri değil udu da öksüz kaldı.
Güle güle Cumhur agbi hakkını helal et, sevdiklerimize, özlediklerimize selam söyle...

 
BÖYLE OLUR, AVRUPALININ ......................!!!
Alman devletinin yayın organı Deutsche Welle, Hatay’daki Suriyeli mülteciler için “Burada kalacaklar. Hataylılar onları seviyor” temalı haberleri peş peşe yayınladı.
Ancak Deutsche Welle’nin daha önce Avrupa Birliği sınırlarına giren mültecileri engellemek üzere geliştirilen ses bombası silahlarını “Sınırı koruyacak polisleri modernize edecek bir teknoloji” diyerek övdüğü ortaya çıktı.
Deutsche Welle’nin yayınladığı “Mültecilere karşı ses bombası” silahının videosuna, Türkiye’den erişim engellendi.
***
Kendilerine göre insanlık, insanlığınızı .....................!!!
 
 



 CIBBANCI, EKMEK BULAMIYORSAN, BETON YE 
Erol Karaer
Bir diğer projemiz yerli ve milli pasaport üretimidir. Ağustos itibarıyla vatandaşlarımıza verilmeye başlanacak yeni pasaportumuzun da hayırlı olmasını diliyorum.
***
Suriye topraklarında 13 ayrı yerde gereken tüm altyapıya sahip 200 bin konut inşa edilmesini sağlıyoruz. Amacımız halen ülkemizde yaşayan 1 milyon Suriyelinin bu şehirlere geri dönüşünü temin etmektir.
***
Erdoğan: “İlk defa konut alacaklara 2 milyon liraya kadar 10 yıl 0.99 faiz kredisi sağlayacağız.”
***
1 Milyonluk bir ev alıyorsunuz diyelim.
Vade : 10 yıl (120 ay)
Aylık kredi ödemesi : 16 bin 667 TL.
Ne kadar güzel değil mi ? 
Bu taksidi ödeyebilecek muhteremin zaten dünyalığı tamam!..
Asgar ücret.; 4.253.00
Emekli maaşı.; 2.500.00.
(Hesap iş insanı Hasan Karamustafaoğlu)
***
Ne haber cıbbancılar, kot kafalılar (ben dahil!!!) Karnın doyar bunlarla artık!  
( Birileri ara gazına gelip olur olmaz şey yazar, başına bela alır diye yorumlar kapatılmıştır. Zaten cıbbancıların saçının teline değil!) 
 

KIZMAYIN ARTIK NORMAL OLDU BU İŞLER!

Siyasetçi!..

AKP’ye katılan Milletvekili İsmail Ok’un 6 gün önce TBMM’de iktidarı eleştirdiği konuşması ortaya çıktı. Ok, açıklamasında, “Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar, ateş pahası olan çarşı pazar ve artan enflasyon altında emeklilerimiz nefes alamayacak hale gelmişlerdir” ifadelerini kullanıyor. 

Meral Akşener, yerel seçimler öncesi 21 Kasım 2018’de Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’un yerel seçimlerde partinin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğunu duyurmuştu. İsmail Ok bu duyurunun ardından Meral Akşener’in elini öpmüştü. İsmail Ok, 2020’nin Şubat ayında İYİ Parti’den istifa etmişti.
 

10 LİRALIK PİDEDEN GERÇEK FIRINCILARDA ŞİKAYETÇİ

Başta Fırıncılar odası olmak üzere Ticaret bakanlığı yetkilileri, Fiyat onaylayan Ticaret Odası bu vurguna bu haksızlığa niye müdahale etmiyor? ( Ordu Valiliği ile Büyükşehir Belediyesi'nin de müdahil olma hakkı var) İftara yakın 6 liralik pide üretmeyen bunun karşılığında tüketiciye 10 liralık pide satan ve bazı fırıncılardan, bazı fırıncılardan şikayetçi. Yasak olmasına karşılık duruma göz yumulmasını eleştiren Akın Fırını sahibi Özcan Altay:

"Şikâyet mercilerine gereğini yapmak varken neden yapılmıyor, Bende fırıncıyım, özel talep bile olsa yapmıyoruz biz çünkü imalat izni yok..."

diye durumu açıklıyor.
 

EFSANE BERBER YAVUZ

Erol Karaer

Yaşı 40 ve üzerinde olanlar mutlaka tanır (Özellikle şehrin batı yakasında oturanlar) 

Çocukluğumuzun berber amcası.

El makinesi ile bağırta bağırta (Çoğu korkudan daha dokunmadan bağırmalar) sıfır numaraları ile tanıştığımız beyefendi, kendine münhasır, ekol bir adam.

Son olarak Haki Yener Pasajında idi. Düz mahallede geçen bir ömür ve esnaflık.

Sırrıpaşa'nın, Fidangör'ün, Düz Mahallenin efsaneleri bir bir hayatımızdan kopuyor. (Saydığım yerlerin adamı olmak için oralarda oturmak gerekmiyordu.).

Güle güle Berber Yavuz (Kargı) hakkını helal et..
 

BAKANLIK NEREDE?

O ZAMAN BUNLARDAN BAŞLAYIN

Bu sanal marketlerin dokunulmazlığı mı var?

İnternet üzerinden yaptıkları satışlar fahişin de üstünde fahiş fiyatlar. Bu soyguna, vurguna niye dur demiyorsunuz?

Adamlar resmen milleti silahsız soyuyorlar ama millete sahip çıkacak yönetici olmayınca ha bire öpüyorlar!
 

STOKTA MARKET RAFLARI DAHİL 1-1.5 AYLIK YAĞ KALDI

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, diyen; 

Günde iki üç kez etiket değiştirene bir şey yok, halkı paniğe sürükleyen yukarıda ki açıklama yapanlara bir şey yok ama sosyal medyada sözde spekülasyon yapanlara soruşturma var...

Kimin yanındasınız biliyoruz da yine de saf saf soruyoruz!


SELANİK MAVİSİ GÖZLÜ UĞUR'UM...

Çocukken ben sapsarı kıvır kıvır saçlarla, sen mavi gözlerinle bir tarafımızın Selanik olduğunu hemen belli ederdik.

Aynı yıl doğumlu olduğumuz için ve evlerimizin arasında sadece tek bir ev bulunduğu için kimin evi ise fark etmez dalardık içeri.

Sen bizim bahçeden portakal, mandalina alırken, ben Hamiye yengenin sütlü yumurta kızartmasına dayanırdım.

Hacı Osman'ın heybetli atının üstünde gezdirilirken biz ancak gıpta ile bakardık. Çünkü korkardık ata binmeye...

Düz mahallenin sıcak ve samimi ortamında arkadaşlarımızla, ağbilerimizle güvenli bir çocukluk ve gençlik geçirdik.

Daha dün gibi, yine Rum evleri, sokaklar dostlar, aileler gözümüzün önünde.

Zamanı gelen gitti diyorduk, be birader senin zamanın gelmeden yaşanacak o kadar güzel günler varken acelen neydi?

Saray mahallesindeki eski Kız Meslek Lisesi binasında açılan Yüksek Okulda Motor bölümünde okurken de nice anılarımız oldu. Ben gazetecilik yaparken Motor bölümünde okumam komik gelirdi çok arkadaşa. 

Düz mahalleli olarak hep bir arada sırt sırta durduk. 59 yıllık yaşamımızda ne bir kötü söz ne de kavgamız oldu.

Güzel kibar, naif, iyi kalpli kardeşim.

İnanıyorum ki mekanın nurlar içinde cennet olacak.

Bizden önce gidenlere, büyüklerimize, sevdiklerimize, arkadaşlarımıza selam söyle.

Elbette eninde sonunda buluşacağız, elbette yine hasrete son vereceğiz 

Uğurum, uğurlar olsun...

Melekler yoldaşın olsun...


3 HARFLİ CİN MARKETLER VE DİĞER YERLİ VE MİLLİ MARKETLERİN ETİKET KARDEŞLİĞİ

EROL KARAER

Cin marketlerin birinin yöneticisi pahalılıktan biz sorumlu değiliz diyor.

İyi tamam da örneğin bir mamul ayrı marka tüm özellikleri aynı nasıl oluyorsa marketlerin yüzde 99'unda aynı fiyatla satılıyor? 

Aralarında bir kuruş ile beş kuruş mu oynar. Biri başka yerden biri başka yerden gelirken mesela yumurta, mesela hazır gıda ve binlercesi de bu fiyatlar nasıl neredeyse aynı olur.

Bu işi takip etmesi gereken bakanlık ve her şeyi dış güçlere bağlayan hükümet bu konuya girmiyor 

Yoksa asarız, keseriz lafları ile yine yandaşı mı koruyor? 

Merak eden 3 ürün belirlesin kontrol etsin.

Vah ülkemin yöneticileri vah, vah benim got kafalı CIBBANCI vatandaşım! 


BİR MEKTUP VE BUGÜN

"1933 yılında Albert Einstein'in Atatürk'e mektup yazıp, seçilmiş 40 bilim adamıyla Almanya'dan kaçıp özgür ve bilimsel Türkiye'de Atatürk'e ve Türkiye'ye karşılıksız hizmet isteğinin üzerinden 89 yıl geçti.

2022 yılında Türk çocuğu, genci özgür ve bilimsel Almanya'ya kaçıp Almanya'ya hizmet etmek istiyor. Gidişat ve bu durumun sebebi, Alman vatandaşı olmak istiyorum diyenleri değil, siyasileri sorgulamamız gerekir."

 

NASIL İNSANLIK NASIL ŞEREFSİZLİK

MALUM MEDYA VE SOSYAL MEDYANIN BAZILARI UKRAYNA DEĞİNCE ANLATIMI "GÜZEL KARI" ÜZERİNE KURUYOR, ATEŞ DÜŞSÜN OCAĞINIZA SİZİN KARINIZ KIZINIZ DA MAHKUM OLSUN BUNA.... 


ADAY KİM OLMALI TARTIŞMASI...

KILIÇDAROĞLU ADAY OLACAĞIM DERSE, BU AÇIKLAMASINA DA BİR AÇIKLIK GETİRİR...

"Her parti bağımsız cumhurbaşkanı adayı çıkarabilir. Veya 'Hayır, ittifakı gerçekleştirelim ve bir tek cumhurbaşkanı adayı olsun o çerçevede seçime gidelim' denilebilir. Bugünden buna karar vermek çok zor. Ama ben şunu ifade edeyim: Cumhurbaşkanı olacak kişinin aynı zamanda bir partinin genel başkanı olmaması lazım. Çünkü Cumhurbaşkanı olacak kişi parlamentoda yemin ettiği zaman, Anayasa’nın gereği olarak tarafsız olacağına dair namusu ve şerefi üzerine and içiyor. Eğer siz namusunuzu ya da şerefinizi korumak isterseniz, namus ve şeref kavramı bizim için çok değerlidir derseniz, bir siyasi partinin genel başkanının Cumhurbaşkanı olmaması lazım. Bir partinin genel başkanı, bir yargıç atarsa yargıya olan güven temelinden sarsılacaktır. Bizim görüşümüz dün de böyleydi, bugün de böyle, gelecekte de böyle olacak." (Kemal Kılıçdaroğlu 5-7-2020)

 Kılıçdaroğlu, "Liderlerle görüşüyoruz. Şu aşamada cumhurbaşkanlığını tartışmak kadar yanlış bir şey yok. Nedeni de şu; ülkenin bu kadar sorunu var, ekonomide, dış politikada sorun var" ifadelerini kullandı.

(Şubat 2022)


KONUŞTUĞUNUZ KADAR SAHİP ÇIKSANIZ!

Turnasuyu tahta köprü karşısında bulunan çok eski mezarlıkta bulunan tarihi mezarlar tahrip edilmiş sahipsiz bırakılmış Osmanlı mezarlığını tahrip ederek define veya tarihi eser arayanların yani sıra mezar taşlarının çalındığı bazılarının yerinden sökülerek çalınmaya hazır hale getirildiği gözlendi.

Bu mezarlığa kim sahip çıkacak tarihi kim koruyacak?


BOŞ İŞLER

Erol Karaer

Anlatalım: 3 harfli marketler ile yerli ve milli marketler (!) karar açıklandıktan bu yana önce yükselttikleri fiyatları sözde KDV indirimine sokmuş gibi etiketliyorlar! Daha önce yaptığınız alışveriş fişlerini atmadıysanız göreceksiniz! 

(Şu garantili ve özelleştirilenlere, dolar ile malı cukkalayanlara, 30 kuruşa aldıklarını 200 kuruşa satanlara nedense dokunmuyorlar, peki bu adamlar başka gemide mi?!)


YANDAŞ KALEM İLE TEZGAHI İTİRAF EDİYOR.

KDV indirimi mı hepsi hikaye!

"Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, marketlerin bu KDV indiriminden bir hafta önce haberdar olduğunu, o yüzden fiyatları yüzde 20 civarında artırdıklarını, önümüzdeki günlerdeyse indirim yapacaklarını ileri sürdü."


BİR TIK, MALİYETİ YOK KARDEŞİM...

Erol Karaer

Sosyal medya hasetleri çok fazla siz bakmayın.

Geçenlerde bir mevzu olunca Ticaret Borsası Genel Sekreteri, yazar Birol Öztürk "Helal agbi hiç boş geçmiyorsun" dedi.

Bende " Bir tık, maliyeti yok kardeşim" dedim ama bundan da bir yazı konusu çıkar diye ekledim.

Takip ediyorum, gözümüze çarpıyor. Hep kendi paylaşımlarına tık yapılsın yorum yapılsın diye bekleyenler var. Bunların çoğu özellikle sanki cebinden para çıkıyor veya bir şeylerini kaybediyorlarmış gibi başkalarının yazdıklarına, paylaşımlarına karşı, haset ve ketum davranıyorlar.

Vallahi bence bu sosyal medya bozukluğudur. Ayrıca kendini bir bok sanma hastalığı ve narsisizm rahatsızlığıdır.

O yüzden bir ..... ...... olup gidin bu mecralardan.

Rahatsızlığınız böyle giderse başka boyutlara ulaşır!!!

(Aha da mevzuyu yazı konusu yaptım sayın Birol Öztürk yazarım)


UZMA
N DOKTOR LÜTFÜ TOPKAYA

Sizin için belki sıradan bir isim olabilir, belki bizden çok daha tanırsınız o zaman özür...

Ordu Devlet Hastanesi'nde görevli... Uzman Doktor Radyolji uzmanı.

Bir hafta ara ile babası ile annesini kaybetti.

Topkaya ailesinin üzüntüsünü paylaşmak yetmez bize.

Ama acıları paylaşmak hepimize düşer.

Fakirin fukaranın doktordur o...

Burnu havada değil gözü kapıdadır...

Geleni sınıflandırmaz...

Ordu sever onu...

Sıradan sözde sınıf atlayanlar anlamaz onu.

Arkadaşım, doktorum, kardeşim fakir fukaranın dostu...

Allah hepimize sabır versin ailene ve sevdiklerine tekrar başsağlığı diliyorum.

Ordu'nun çocuğu...


YANDAŞ KALEM İLE TEZGAHI İTİRAF EDİYOR.

KDV indirimi mı hepsi hikaye!

"Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, marketlerin bu KDV indiriminden bir hafta önce haberdar olduğunu, o yüzden fiyatları yüzde 20 civarında artırdıklarını, önümüzdeki günlerdeyse indirim yapacaklarını ileri sürdü."


LOKANTA KAPISINDA SIRA BEKLEMEK

1937 yılında tek katlı olarak kuruldu.1960 yılında Temel (Arslan) usta tarafından yıkılarak 5 katlı olarak yapıldı.

1967 yılında Sedat Kamber ve Dursun Ali Demirci tarafından devir alındı daha sonra meşhur usta Muzaffer Öztürk'te ortak oldu. ilk zamanlar Ordu'da fazla yeme içme yeri olmadığından yer bulmak büyük sorundu öğle yemeklerinde önceden rezerve yapılır kapıda yemek sırası beklenirdi.

Ve bu kalabalığın içinde bir Orduspor sevgisi vardı. Orduspor maçlardan önce kamp yemeğini Cihan lokantasında yiyordu. Maç yemeği, öğlen haşlama, makarna, kombostu, akşam yemeği domates çorba, biftek ızgara, sütlaç. Hocamızda meşhur Kadri Aytaç. Yıl 1980 Kenan Evren darbe yapmış rahmetli ustamız saat 03'de gelmiş çorbalar hazır 600 kişilik çorbayı sokağa çıkma yasağı olduğundan o sabah Orduda ki tüm asker ve polislere dağıtıldı.

O zamanlar sadece 2 kişi bu işleri hallediyordu. ( Bilgiler, Serdar İbrahim Kamber) 

Serdar İbrahim Kamber ve Halil Kamber kardeşlere yeni yaşamlarında mutluluk ve başarı diliyoruz. 


ALMANYA PERİŞAN!

EROL KARAER

Almanya perişan, Almanya bizden beter diyenler için gazeteci arkadaşımız Savaş Çelebi'den kısa bir durum değerlendirmesi istemiştim.

Gönderdiği not söyle;

Almanya’da tüm ürünlerde yüzde 4 ile 6 arasında artış yaşandı ama en büyük sıkıntı ev kiralarının çok yükselmiş olması. Asgari ücret 1470 Euro ilken ev kiraları 800 ila 1500 arasında değişiyor. Dolayısıyla bir çok ailede sadece 1 kişi çalışıyorsa ev kira yardımı adı altında devletten destek almadan geçinmesi oldukça zor. Bir çok aile ise ek işlerle bu zorluğun üstesinden gelmeye çalışıyorlar. Avrupa’da bir ailenin sadece geçimini sürdürmesi için aylık en az 2500-3500 arasında geliri olması gerekiyor. Yeni kurulan ve göreve başlayacak olan koalisyon hükümeti göreve başladıkları gün itibarıyla asgari ücretin yükselmesi ve ev kiralarının daha da yükselmemesi konusunda gerekli çalışmayı başlatacaklarını ifade ettiler.

***

Kısacası:

En son 2015 yılında yürürlüğe giren zam kararının ardından Almanya’da asgari ücretin saati 8,5 Euro’dan 9,35 Euro’ya yükseltilmişti. Alman hükümeti ve Asgari Ücret Komisyonu arasında yapılan anlaşmaya göre ise, Almanya’da asgari ücretin saati 2022 yılına kadar kademeli olarak 10,45 Euro’ya kadar çıkacak. Yeni hükümet ise 12 Euro yapmanın peşinde.

***

Kısanın kısası, Almanya gibi biz de perişan olsak!


HERKESİN AYRI BİR KÖŞESİ VAR!

BU ÇETEYE KİMSE DUR DİYEMİYOR...

Özellikle genç kızlardan oluşan, çeşitli mazeretler ve istekler öne sürerek milletin yolunu kesen ve şehrin işlek caddelerinde icraat eyleyen, hepsinin de bir birinden haberi olan bu kişiler ile ilgili aylardan bu yana şikayet haberi yapmamıza karşılık hiç bir şey yapılmıyor.

Yok okul kitabı defteri, yok kurs katkısı, yurt yemeği, yok ilçelerden birine gidecek parasının olmaması gibi yalanlarla vatandaşı canından bezdirenleri bu yetkililer seyretmeye devam etsin.

Yaşanabilecek bir olumsuzluktan görevini yapmayanlar sorumludur...

Bu vatandaşın asayişini,

huzurunu sağlayacak kimse yok mu bu memlekette.

Ve bu çetelerden kimse şikayetçi değil mi?

Kapısının önünde yol kesenleri şikayet etmeyen esnaf, market ve benzerleri en az yetkililer kadar sizler de suçlusunuz!!!
 

4 SATIRDA GERÇEKLER

Erol Karaer

Sözcü gazetesi Murat Muratoğlu geçen günki yazısının son bölümünde 'ahmak' olan bizlere hitap etmiş!!!

Buyurun okuyun: 

"İthal etmeden ürettiğimiz ne var ki? Bilmiyorlar mı enflasyonu yükselteceğini? Tabii ya… Geçiş garantisi, yolcu garantisi, hasta garantisini ihaleyi kapan şirketlere 25 yıl boyunca dolar ile ödeme yapacak bir ülkede doların artması onlar için niye sorun olsun ki? Ceplerinden vermiyorlar ya sonuçta… Hepsi vatandaşın vergisi…"

Gerçeği mi öğrenmek istiyorsun? Ülke kötü yönetiliyor! Yılların birikimi… Hem de o herkesin yere göğe sığdıramadığı günlerden başlayarak…

***

Oturup da İktidardan bir hamle yapmasını veya Merkez Bankası'nın bu gidişata dur demesini beklemek yersiz. Türk Lirası'nın değer kaybını durdurabilecek zihniyete ve kapasiteye sahip değiller!

Ekonomi balata yakıyor. Dumanlar çıkıyor. Ne dolar ne enflasyon iniyor, ne piyasalar rahatlıyor. Bilin bakalım araba nereye gidiyor?

***

(Hala sokakta ekonomi iyi gidiyor laflarını tekrarlayan varsa Tahtakale'ye dolar dolu torbalarla sabahın köründe gelip "Dövizi biraz daha yükselmesini bekliyorum, faiz haram olduğu için dolar alıp sakladım" diyen şerefsiz katmerli takımındandır, iyi tanıyın onları ve ağa babalarını!E.K.)


DAHA NE YAZALIM, MEMLEKET SAHİPSİZ!

Erol Karaer

Sosyal medyada da yazılarımızı güncel ve zamanında kullanmaya çalışıyoruz. 

Aşağıda iki paylaşım yaptık. Yetkililerden tık yok. 

Önce bunları okuyalım. Sonrada vatandaşın yorumlarını...

Sade vatandaşı kim koruyacak?

İlin mülki amiri Vali Tuncay Sonel, eşkıya şehre indi, yerli yabancı sözde dilenci, satıcılar artık yol kesiyorlar, özelikle bayanların önünü kesiyorlar. Market önleri, cami kapıları... Bir elde bu konuya atar mısınız?

@t.c.orduvaliligi

Memleket sahipsiz olunca, böyle oluyor,  dün başta Ordu Valisi ile diğer yetkililere seslenip yol kesmelerden, eşkıyalıkdan bahsetmiştim.

Her gün yenileri ve her gün çoğalan bu tür dilenciler.

Bu şahıstan yediğim küfürü paslayacağım kimse bulabilir miyim? 

Anlık: Sırrıpaşa caddesi...

***

Vatandaş yorumları:

(Yorumlar olduğu gibi yayınlanmıştır) 

Osman Türközer

"Erol abim Her gün piyasada bu gün bizede uğradı yol verdik gitti"

Eray Palakçı

"Bu hergun dukkan dukkan sokak sokak geziyo birde yanında kucuk kız cocugu oluyodu,"

Oktay Duman

"Yalnız bu kadar çoğalmalarına sebep tek taraflı değil cumartesi günü bir işletmenin dış masalarında oturan müşterilerin hepsi bunları boş çevirmedi ee böyle kolay kazançtan nasıl vazgeçsinler"

Oktay Duman

"Topladıkları paraları günde en az üç kere eczanelerde bütünletiyorlar."

Zühdü Topçuoğlu

"Bu adam tam bir terbiyesiz kendimi zor tuttum."

Eda Arıkan

"Otopark alanlarında özellikle çok yoğunlar ve agresif tavırlar sergiledikleri de çok oluyor,ürkütücüler"

Oğuz Kuralay

"Ben hastaneye gittim ziyarete aşşağıda cafede çay simit yerken 2 kadın geldi aralıklı hayır desem bile gitmiyorlar en sonunda bağırmak zorunda kaldım gerçekten ihtiyacı olduğunu da bilmiyoruz eli kolu sağlam rahat yürüyen konuşmasında da sıkıntı olmayan tipler Trabzon'dan Giresun'dan geldiklerini söylediler kimse kendi şehrinde dilenmiyor galiba bizim şehirden de başka şehirlere gidiyordur belki de"

Engin Zavalsız 

"Aynen doğru bir tespit birkaç gün önce İspirli fırını civarında çocuklu.bir bayanın önünü kesti ve 10 TL para aldı ve az ileride duran omuzunda boya sandığı olan çocuklara işaret etti ve onlarda aynı bayanın önünü kestiler onlarda ısrarla para istemeye başladılar bizler olaya müdahale edince de tepki gösterdiler kısacası yetkililer bu soruna bir çare bulurlarsa iyi olur para veren bayanın korkudan para verdiğini fark ettik"

Mustafa Aktürk

"Dinlendiği 20 kişiden 5 er tl alsa asgari ücretlinin yaptığı emeğe saygısızlıktır. 2015 te Diyanetin bi afişi vardı"

Aynur Yüce 
"Bunlara kim dur diyecek diye beklersek köşeyi döner ler herkes tavrını koymalı vermesinler para bir öğrenci okutmak kadar güzel bir şey yok. Neden bunlar besleniyor burda."


HIRSIZLIK!

Erol Karaer

Herkez (öyle yazıyorlar) sosyal medyada bir sayfa tutturmuş, kiminin binlerce takipçisi var. Ama hırsızlıkta bir numaralar (istisnalar hariç) paylaşımları çalıp kendilerinin gibi kullanıyorlar. Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Ama hırsızlık son sürat! İşin ilginci utanma duygularını kaybetmişler. Sıkıştıkların da basın meslek ilkelerine sarılırlar. Bir çoğu da mangalda kül bırakmaz. Hırsızın karakteri, ismi, mevkisi hiç önemli değil. Sonuç bu hırsızlara itibar edenler de buna ortaktır. Haberi fotoğrafı çal namus kavramından dem vur. Yoruldum size küfür etmekten, yoruldum size itibar eden sözde her şeyi bilenlerden... Çalarken bir şeye dikkat edin. Namussuzluğun organı yoktur!

 

İKİ KONU!

HUDUT NAMUSTUR LAFI NE GETİRİR AKLINIZA?

Erol Karaer

Bu aralar dengesini kaybeden Halk Tv'de geçtiğimiz akşam bir kadın gazeteci "Hudut namustur" söylemini kabul etmediğini ve kadını aşşağladığını söyledi!

Ey beyin, namus kavramını nasıl sadece  bir organ ile aklına getire bilirsin?!

Beraber olduğu hukukçu ve gazeteciler bir şey söyleyemedi bile. Demek ki onlar da bir organ olarak düşünüp hak verdiler!!!

Bir kadın gazeteci (söz de) namusun bir çok kavram üzerinden anlatabilineceğini  anlamıyor. Her şeye muhalif olmak adına üflüyor! 

Yazık, beynin sağı, solu olmuyor!!!

KURAL TANIMIYORLAR

Malum kesime kağıt toplamaları için araç verildi.

Bu arada ışıklarda söz de mendil satarak veya dilenerek para isteyenlerden, caddelerde özellikle bayanların adeta önünü keser para talep edenlerden geçilmiyor.

Seyirci kalındıkca kural tanımamazlık, toplum dışı "azgınlıklar" artıyor sıkıntı yaratıyor.

Beyler çöp konteynerlerini boşaltıyor işlerine geleni aldıktan pisliği yerden bırakıp gidiyorlar.

Millet bıktı, bezdi, yoruldu, yetkililer daha ne kadar seyredecek, halkın bir bölümünü mağdur etmeye devam edecek? 

Belediye çalışanları bunların peşini toplamak zorunda mı?

 

İZMİRDE NE İŞİ VARMIŞ

Erol Karaer

Takvimler, 1923'ü gösteriyor. 

Adres: Kordon, Naim Palas, numara 248, ikinci kat... 

Cumbada oturuyor Mustafa Kemal. 

Sevmez fazla yemeği. Leblebi var yine önünde... 

Garson titriyor, çünkü çocuk Rum. 

Sesleniyor Gazi, şefkatli bir ses tonuyla. 

..'Vre Dimitri' diyor, 'gel bakayım.' 

Çocuk, 'buyur Pasam' diyor, ş'lere dili dönmeyen, kırık dökük Türkçesi ile. 

..'Sizin Kosti' diyor... işgal sırasında İzmir’e gelen Yunan Kralı Konstantin'i kastederek.. 

.. 'Sizin Kosti, geldi mi buraya? ' 

.. Geldi pasam... 

.. 'Oturdu mu bu masaya? ' 

.. Oturdu Pasam. 

.. 'Güneş batarken rakı içti mi?' 

.. İçmedi Pasam. 

Bu cevap üzerine rakısından bir yudum daha alır ve gülümseyerek sorar. 

.. 'Eee.. o zaman sormadın mı çocuk, ne halt etmeye almak istemiş ki İzmir'i?'

 

 

 

ORDUSPOR’UN MAÇ SAATLERİ AÇIKLANDI : (TFF değişiklikler yapabilir )
1.HAFTA
06.09.2015 Pazar – 15:30
Orduspor – İstanbulspor
2.HAFTA 
13.09.2015 Pazar - 15:30
Pazarspor – Orduspor
3.HAFTA
19.09.2015 Cumartesi - 15:00
Orduspor - Konya Anadolu Selçkspor
4.HAFTA
27.09.2015 Pazar - 16:00
Menemen Belediyespor - Orduspor
5.HAFTA
04.10.2015 Pazar - 14:30
Orduspor - Bandırmaspor
6.HAFTA
11.10.2015 Pazar - 15:00
Sarıyer - Orduspor
7.HAFTA
18.10.2015 Pazar - 14:00
Orduspor - Nazilli Belediyespor
8.HAFTA
24.10.2015 Cumartesi - 13:30
Bugsaşspor A.Ş - Orduspor
9.HAFTA
01.11.2015 Pazar - 13:00
Orduspor - Hacettepespor
10.HAFTA
07.11.2015 Cumartesi - 13:00
Hatayspor - Orduspor
11.HAFTA
11.11.2015 Çarşamba - 13:00
Orduspor - K.Maraşsspor
12.HAFTA
15.11.2015 Pazar - 13:30
Ümraniyespor - Orduspor
13.HAFTA
22.11.2015 Pazar - 13:00
Orduspor - Anadolu Üsküdar
14.HAFTA
29.11.2015 Pazar - 13:30
Kırklarelispor - Orduspor
15.HAFTA
06.12.2015 Pazar - 13:30
Pendikspor - Orduspor
16.HAFTA
13.12.2015 Pazar - 13:00
Orduspor - Fethiyespor
17.HAFTA
20.12.2015 Pazar - 13:30
Bayrampaşa - Orduspor

 

ORDUSPOR’UN İLK YARI FİSKTÜRÜ

6.9.2015 ORDUSPOR-İSTANBULSPOR

13.9 PAZARSPOR- ORDUSPOR

20.9 ORDUSPOR- KONYA ANADOLU SELÇUKLU

27.9 MENEMEN BELEDİYESPOR- ORDUSPOR

4.10 ORDUSPOR – BANDIRMASPOR

11.10 SARIYER – ORDUSPOR

18.10 ORDUSPOR- NAZİLLİ BELEDİYSPOR

25.10 BUGSAŞSPOR- ORDUSPOR

1.11 ORDUSPOR- HACETTEPESPOR

7.11 HATAYSPOR- ORDUSPOR

11.11 ORDUSPOR- KAHRAMANMARAŞSPOR

15.11 ÜMRANİYESPOR- ORDUSPOR

22.11 ORDUSPOR- ANADOLU ÜSKÜDARSPOR

29.11 KIRIKALESPOR- ORDUSPOR

6.12 PENDİKSPOR- ORDUSPOR

13.12 ORDUSPOR- FETHİYESPOR

2012 BAYRAMPAŞASPOR- ORDUSPOR


     

 ORDU’DA LUNAPARK NE KADAR GÜVENLİ ? 

GEÇ OLMADAN UYARALIM
              Çalışanların uygun mesleki eğitim belgelerinin diploma sertifika vb bulunup bulunmadığı bakanlık iş müfettişleri tarafından denetlenmeli hükmü var.Acaba denetlendi mi?
              Ordu’da Ordu Lisesi karşısına kurulan ve bir süreden bu yana hizmet veren Lunapark ile ilgili olarak uzmanlar çeşitli uyarılarda bulunuyor. İş ve işçi güvenliği açısından yeterli denetimin olup olmadığı ve istenilen şartların yerine getirilip getirilmediği konusunda tereddütleri olduğunu belirterek her hangi bir kaza olmadan yetkilileri uyarıyorlar.
              Uzmanların Uyarıları şöyle : 
           Tehlikeli makinelerin bulunduğu buna benzer bölümlerde çalışan işçilerin sağlık ve güvenlik ile ilgili "özel görevi olması nedeniyle" özel olarak eğitilmesi gerekir.
Özellikle yaz aylarında halkımızın kalabalık gruplar halinde eğlendikleri lunaparklarda herhangi bir olay veya yangın çıkması halinde buraların güvenli bir şekilde boşaltılmasından, makinelerin operatörlerinin eğitimlerine kadar sorgulanması ve denetlenmesi gereken birçok nokta var. İlk yardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve yangınla mücadele konularında, işyeri dışındaki kuruluşlarla irtibatı sağlayacak gerekli düzenlemeleri işverenin yapması gerekir. İşverenin ilkyardım, yangınla mücadele ve tahliye işleri için, işyerinin büyüklüğü ve taşıdığı özel tehlikeleri dikkate alarak, bu konuda eğitimli, uygun donanıma sahip yeterli sayıda kişiyi görev vermesi halinde buna benzer kazalar minimuma inecektir. 
Yönetmelik şunları gerektirmektedir : 
Sirkler ve lunaparklar
1- Sirk ve lunaparkta bulunan oyun ve eğlence makinelerinin kontrol ve bakımından sorumlu olmak üzere, teknik bilgi ve yeterliğe sahip en az bir mühendis ve bir teknisyen bulunacaktır. 
2- Hareket eden makine ve oyun araçlarında emniyet kemeri bulundurulacaktır. 
3- Can ve mal emniyeti için gerekli tedbirler alınacaktır.
4- Elektrik kesilmesinde otomatik devreye girecek yeterli kapasiteye sahip jeneratör bulunacaktır. 
5- Bay ve bayanlar için ayrı, sıvı sabunlu, yeter sayıda tuvalet ve aynalı lavabo bulunacaktır. 
6- Zemin toz kaldırmayacak uygun malzeme ile kaplanacaktır.
7- Bilgi ve zeka geliştirici, yetenek ve maharete dayanan oyunlar dışında kumar ve benzeri şans oyunları oynatılmayacaktır.

 

 


SEYİT TORUN BARIŞ AKSOY'UN KLİBİNDE OYNADI

Ordu'lu Rap sanatçısı Barış Aksoy,21 Mart Cumartesi günü albümüyle beraber yapmış olduğu (Dönüyor Dünya) isimli şarkısının video klipini yayınladı.

 8 aylık süreç içerisinde hazırlıkları tamamlanan video klipte Barış Aksoy'a eski Ordu Belediye başkanı,CHP Ordu Milletvekilli aday adayı Seyit Torun video eşlik etti.

Klipin çekimleri Ordu ve Balıkesir'de gerçekleşti.Aksoy'un (Dönüyor Dünya) isimli şarkısının da içerisinde olduğu (Uzak Ve Yakın) isimli albümü sosyal medyada yayınlandı. Aynı zamanda Balıkesir Üniversitesi Müzik Öğretmenliği öğrencisi olan Barış Aksoy, video klipinin izlenme oranının gün geçtikçe arttığını ve Ordu halkından destek beklediğini söyledi.

Klipi aşağıda ki adreslerden izleyebilirsiniz:

Official facebook : www.facebook.com/barisaksoyba Official twitter : www.twitter.com/barisaksoyba Official youtube : www.youtube.com/barisofficial Official soundcloud : www.soundcloud.com/barisaksoy Official instagram : www.instagram.com/barisaksoyba

 

 


Siyasette de Gurbetçi Furyası

BAYRAM AYBASTI

Yıllardır Almanya' da yetişen Türk gençleri Türk takımlarının gözdesi olmuştur.

Yıllardır “Gurbetçi Futbolcu” fruyası futbolumuza damga vurmuştur.

Çünkü onlar Futbol' un beşiğinde altapılarını alıp,tam bir profesyonel olarak işlerini yapmışlardır.

İlk kuşaklar Erdal Keser,İlyas Tüfekci,Mustafa Doğan vb...

Daha sonraları;Tayfun Korkut,Ümit Karan,Ümit Davala vb..

Şu anda da Altıntop kardeşler,Sina Bolat,Gökhan Töre vb...

Görüldüğü üzere hepsi iyi bir alt yapı aldıklarınından oynadıkları Türkiye ligindeki takımlarına ve Türk Milli Takımlarına büyük hizmette vermişlerdir.

Hatta Mesut Özil,İlkay Gündoğan Dünya Şampiyonu Alman Milli takım forması giyerek bizleri en iyi şekilde temsil etmişlerdir.

Daha bir çok burada alt yapılarını alan gençler uzun yıllar Türk futboluna hizmet edip bizleri en iyi şekilde temsil edeceklerdir.

AKP Millet Vekili Aday Adayları

Yakında Türkiye' de Genel seçimler yapılacak.

7 Haziran 2015' de yapılacak seçimlerde Partiler yavaş yavaş aday adaylarını belirliyor.

Burada dikkatimi çeken bir nokta var.

Buda AKP' den aday adayı olan birkaç kişi Almanya-Avusturya kökenli olası.

Tamam olabilir en demokratikj hakları.

Buralarda mal,mülk, para sahibi de olabilirler.

Allah dahada çok versin.

Ancak merak ettiğim acaba yaşadıkları ülkede hangi altyapıyı aldılar?

İş olarak dünyanın dev şirketlerinde mi çalıştılar?

Yaşadıkları ülkede bir siyasi partiye üye olup “Siyasi bir Tecrübe”kazandılarmı?

Eğer bunların hiç biri yok ise bu arkadaşlarımız Ordu ve Ordu' luya ne gibi bir hizmet verecekler?

Kaldı ki gördüğüm kadarı ile zaten AKP içinde aday adayı olan ve bu Gurbetçi arkadaşlarımızdan çok daha donanımlı ve harika bir vizyona sahip şahsiyetler var.

Yani Futbol alt yapısını burada almmış Futbolcu ile Siyasetçi areasında fark var.

Ama karar Ordu' luların !!!

CHP' den Nurcan Karakoyun

Nurcan ablayı tam 30 yıldır tanırım.

Olduğu gibi olup,göründüğü gibi olan biri.

Oda CHP' den Ordu Milletvekili aday aday.

Her yönü le bu işi en laiki ile yapabilecek vizyın ve misyona sahip.

Umarım önce CHP içinde sonrada Ordu' lu hemşehrilerimizden gerekli ilgiyi görür.

Çünkü onun en ilk sıradan aday gösterilmesi CHP içinde bir sınav olacak.

İlk yada ikinci sıradan aday olursa gerçekci olarak şansı olduğunu herkes gibi bende düşünüyorum.

Yeterki o şans ona verilsin.

Her partiye ve her insana; dost,arkadaş abla olarak bir Nurcan Karakoyun gerekli

Çünkü o bir can dostu.

Her zaman başlarının çıkarlarını kendi çıkarlarının üstünde tutmuşdur.

Haydi bakalım hayırlısı !!!

 

 

 

 

 

KASIM KISALARI

            Erol GENÇ

30 mart seçimlerinden bu yana  8 ay geçti.Seçimin  ardından Ordu-Giresun karayolu  Refujlerinde sarı  yelekli  Büyükşehir belediyesi   Park bahçe  elemanları  çalışıyordu.Hala da çalışıyor.Şu aralar  bu ekibe çim biçme   ve  yaprak toplama  ekipleri de eklendi. Büyükşehir belediyesinin  en iyi çalışan  bölümü Fen işleri Daire başkanlığına  bağlı  park ve bahçeler  şube müdürlüğü gibi görünüyor.

Altınordu belediyesi  ise bulduğu her sokağı  deterjanlı  su ile  yıkama işlemine devam  ediyor.Deterjanlı suyun  çevreye zarar verebilme ihtimaline karşı  ‘’Yıkayacaksanız  bari duru su ile yıkayın’’ tavsiyesi de kabul görmeyince Uygulama aynen  devam ediyor.Aslında kentin yollarının çamur olmasını engellemek    çok kolay .Bütün gelişmiş ülkelerde uygulanıyor.Şehir merkezine  girişi olan tüm  yolları  beton yada  asfalt ile kaplıyorsunuz , hem çamur önlenmiş oluyor, hemde  temizlik  maliyeti azalıyor .Ne kadar basit değil mi?

 

Aslında en  büyük sorun otopark sorunu.Özellikle  Ordu merkezde Otopark sıkıntısı had safhada .Bu kadar sıkıntıya  rağmen  Orta caminin yanındaki , eskiden otopark olarak kullanılan  alan neden boş duruyor?Eğer hukuki bir engel yoksa  , Vakıflar bölge müdürlüğü ile görüşülüp burası otopark olarak hizmete devam  edemez mi?

 

Denizdeki her fırtınadan sonra ,kıyıya biriken atıkları  Belediye elemanları ve araçları derleyip toplayıp  tekrar deniz kenarına koyuyor,Koyuyor ki dalgalar alıp tekrar açığa taşısın diye.Oysa o  atıkların içinde bir sürü pet şişe , mavi kapak , alimünyum kutular var.Belediye,Çevre ve şehircilik il müdürlüğü   yada Valilik, kim yetkiliyse,Kıyılardaki temizlik işlerini Ordu’da faaliyet gösteren  geri dönüşümcülere  temizlik karşılığı verse   hem temizlik, hem de ticaret olmaz mı?

 

Büyükşehir belediyesi geçenlerde 752 km.lik asfalt yapım ihalesini gerçekleştirdi.Ordu’nun Toplam köyyolu  ağı 2009 verilerine göre 10600 km.19 ilçemiz var  bunlardan ikisi baba ilçeler, Ünye ve Fatsa,Bir de siyaseti yüksek ilçeler var,Ulubey,Mesudiye,Gölköy,Perşembe,Gülyalı  gibi..19 ilçeye eşit dağıtım yapılsa ilçe başına 40 km.kadar asfalt düşüyor.Haddimi aşmak istemem  ama  Kıdemli bir altyapı mühendisi olarak bendeniz de fikirlerimi söylemek isterim.Asfalt yerine Beton yol yapımına ağırlık verilse çok daha  ucuz ve hızlı  işler yapılabilirdi.Neredeyse her ilçemizde  Hazır  beton tesisi var.Buralardan karşılanacak betonla ham yollarımız hızla  beton yola  dönüştürülebilir.Böylece   ilçelerde  iş bekleyen gençlere  yeni  istihdam alanı açılmış olurdu.



 

ORDU’YU TURİZM KURTARIR

EROL GENÇ

Karadeniz’in en güzel şehirlerinden biridir Ordu.

Sadece tabiat güzelliği değil,Kendine özgü nüfus yapısıyla da çok özeldir.

Türkiyedeki  bütün azınlıklar yaşar Ordu’da  ve  yaşar kardeşçe.

Türkiyedeki bütün siyasi  fikirler yaşar Ordu’da  .

Ordu’nun derdi var.

Ordu’da para yok.

Siz bakmayın gösterişine,Şaasına,Lüks arabalarına,Lüks konutlarına.

Bir gün gelecek Ordu Tıkanacak,Yolun sonuna gelecektir.

Çünkü sadece devletten gelen parayla  geçinen bir şehirdir Ordu.

Teşvikten faydalanarak kurulan birkaç tekstil fabrikası,Birkaç Fındık ürünleri  Entegre fabrikası,Birkaç  otel..Başka ne var..?

Ordu’nun derdini araştırmış devlet büyüklerimiz.

Analiz etmişler.

Bakmışlar ki sanayi yok, Kültür sanat desen potansiyel var ama gelire dönüşmüyor.

Daha doğrusu para etmiyor.

OBKT var ,Ona da hak ettiği değer verilmiyor, yeterli maddi destek yok.

Kuru kuru İltifatlar masrafları karşılamıyor.

Demişler ki, Ordu Kalkınsa kalkınsa Turizmle kalkınır.

İyi Turizm ise, iyi haberleşme, iyi ulaşım,iyi konaklama imkanlarıyla olur.

Bu mantık çerçevesinde Dev yatırımlar hayata geçirilmiş.

Samsun –sarp duble  yolu, Ordu’ya Havalanı.Ki  Devasa bir proje

Deniz Dolgusuyla elde edinilmiş  havaalanı.Dünyadaki örnekleri Bir elin parmaklarını geçmez.İnsanın gurur duymaması mümkün değil.

Ünye Çevre yolu,Ordu çevre yolu,Dereyolu projesi

İnternet altyapısı Avrupa ayarında,

Konaklama olanakları gün geçtikçe artıyor.

Yeni Oteller, moteller art arda açılıyor.

Yayla yolları projesi devam ediyor.

Artık sadece deniz kenarından değil, yayladan yaylaya ,Hopa’dan Samsun’a ulaşan yayla yolları projesi hayat geçirilmek üzere.

Perşembe’ye sakin şehir (Citta slow)  markası alınması bile başlı başına bir olay.

Ordu Boztepe’ye ,Ünye Çakırtepe’ye  belki ileride Fatsa’ya teleferik projeleri.

Bunlar gerçekten güzel projeler .

Peki Turist ne ister?

Bu projelerdeki ayrıntılar hangi Turiste Göre düzenlenmeli?

Avrupalı turiste göre mi? Arap turistlere göre mi?

Turizmi sadece Araplara göre düzenlemek akıllı ülkelerin yapacağı bir uygulama olamaz.

Turizm özgürlüktür. Turizm dinlenmektir, Turizm rahatlamaktır, Turizm  insanlara, kendi  bölgelerinde yaşayamadıklarını, yaşatmaktır.

Turizm yasak koymak değildir.

 Perşembe’yi, Fatsa’yı, Ünye’yi, Gülyalı’yı, Kabadüz’ü,yaylalarımızı  Hem Huzur verici, hemde Fıkır fıkır kaynayan merkezler haline getirmeden.Buraya Turist getiremeyiz.

Turist  kendince özgürlük,kendince rahat  ister.

Bütün komşu ülke insanlarının  Ordu’ya gelmesi teşvik edilmeli.

Kolaylıklar ve avantajlar sağlanmalıdır.


EROL KARAER YAZDI

 

 

 

 

ÇATI ADAYINA  NEDEN OY VERMEDİM?

 

EROL GENÇ

ü  Arkasında milyonlar  olan iki parti liderinin   ,Mısır kültürü ile yetişmiş,El-ehzer üniversitesi mezunu birini  aday gösterdikleri  ve  ‘’Tıpış tıpış  bu adama  oy vereceksiniz’’ diyerek, dayattıkları için oy vermedim.

ü Mustafa Sarıgül ‘ün  Belediye başkanlığı seçimlerinde,’’İktidarla ters düşmeyeyim  ,Ne olur ,Ne olmaz ’’ mantığıyla ‘’Kadir Abi,Kadir Abi’’ demesi gibi,Çatı adayının da aynı mantıkla , ‘’Sayın Başbakan memlekete  Güzel  hizmetler yapmıştır ‘’ dediği için oy vermedim.

ü Selahattin Demirtaş’ın aldığı tepki oylarını   zafer gibi gösterecek ,’’Sahtekar sosyal demokratlar’’ olduğunu bildiğim için,Selahattin Demirtaş’a da oy vermedim.

ü Seçim kaybetmeyi , Kendilerine takılmış Gazi madalyası gibi gören,Yenilgiye ve koltuğa  alışkın sağ ve sol parti liderleri olduğu için oy vermedim.

ü Bir kaset  hikayesi ile,Genel başkan olduğunda;

‘’Bu partiyi demokrasinin kalesi yapacağım.’’

‘’Milletvekillerini de, beni de kayıtlı üyeler ‘’ Seçecek  sözü  verip,

Hala eski yöntemle ‘’Dediğim dedik’’ yöneten genel başkanın  dayattığı aday olduğu için oy vermedim.

ü Her seçim sonrasını fırsat bilip,Pastadan pay kapmaya çalışan,Memlekette kaos çıkarma meraklısı  Paragöz medyayı  bildiğim için oy vermedim.

ü Taşra  medyasında ,CHP’liyim diyen gazete patronlarının  ,Kendi halinde , yazar adaylarının yazılarına bile   sansür uyguladığı için oy  vermedim.

ü Vatandaşın evine oy istemek için  gittiklerinde ,Ayakkabılarını  çıkarmayıp,çantalarında taşıdıkları galoşları giyip eve giren ,Ukala tavırlı, sözde soysal demokrat,Sosyete bozuntusu    bazı kadınlar  CHP’de olduğu için oy vermedim.

ü Partilisinin cenazesine, Cenaze  namazından yarım saat önce, Görüntü olsun diye siyah bantlı çelenk gönderip, Cenaze namazına katılmayan , Tabuta omuz vermeyen,cenaze sahibinin yanında olmayan,sözde solcu   yöneticiler  olduğunu bildiğim için oy vermedim.

ü Solcuyuz,Sosyal demokratız diye politika yapanların,CHP’de üst düzey görev aldığını, lüks villalarda oturduğunu,akşam sofralarının çok zengin ve muhabbetli olduğu için, CHP çatısı içinde yer almaya çalışan,Akıl ve vizyon sahibi  insanların ise  ‘’İflah olmaz  Muhalif’’ muamelesi  gördüğünü ,bildiğim ve yaşadığım   için oy vermedim.

ü Başbakandan  tek farkı  karısının başı açık olan,Adını zor bela söyleyebildiğim, Ekmelettin İhsanoğlu beyefendiye bu sebeplerden dolayı oy vermedim.Kendisiyle herhangi bir husumetim,herhangi bir tanışıklığım yoktur.

Dip not: CHP ve MHP’li  seçmenler ,nasıl bu tuzağa düştüler diye hayıflanıyorum.Keşke  hiç sandığa gitmeselerdi de , Sn.Erdoğan bir zamanlar  başkalarının  seçildiği gibi  % 92  oyla  Cumhurbaşkanı seçilseydi. 

 

LOGO  MESELESİ

 

Erol GENÇ

 

Ordu büyükşehir belediyesi,Seçimden çok kısa bir süre sonra,

Dört  adet logoyu kamuoyunun bilgi  ve beğenisine sundu.

Yeni logomuzu ,

Dört  logo içinden seçmek zorunda kaldık.

Oysa Büyük şehir belediyesi ,  bir yarışma açabilir,

Ortaya konan eserleri,

Halkın beğenisine sunabilirdi.

Biraz geç olurdu belki ama,

Güzel olurdu.

Her neyse,

Oylama yapıldı.

Logolardan biri seçildi.

Akılda kalanlar,

Birtakım renkler içeren bir çember ,

Sağ yada sol üstte bir yaprak.

Hepsi bu kadar.

Daha sonra  yerel basında

Bu logonun internette satılan   hazır logolardan olduğu ,

Yazıldı ,çizildi.

Şimdi logoyu Duraklarda,broşürlerde görüyorum,

Bana  biraz silik geliyor.

Ancak bir gerçeği de göz ardı etmemek lazım.

Seçilen bu logo  hazır tasarımlarlardan  olsa dahi,

Telif hakkı ödendiyse ,

Ordu Büyükşehir Belediyesi  adına tescil edildiyse,

 Ordu halkı da kabul ettiyse ,

Söylenecek bir şey yoktur.

Eski Ordu logosunu hatırlayalım,

Mor-beyaz renkli,

Oksijenin simgesi olan O2 ve  altına kondurulan bir buluttan ibaretti.

Onda da yuvarlak form hakimdi.

Ordu ile olan tek ilişkisi mor-beyaz oluşuydu.

Yaylalar hariç,

Ordu şehri bir oksijen kenti değildi çünkü.

Ordu merkezde ,Kışın hava kirliliği had safhadaydı.

O2 logosu ise ,

İtalya’da faaliyet gösteren bir telekominikasyon şirketinin logosuydu.

Altına bir bulut koydular,

Telif hakkı  ödemekten kurtuldular.

Eski logo hakkındaki  eleştirilerimizi o zamanda yazdık ,

Ama kulak veren olmadı.

Yeni yönetim bizi bu  şaibeli logodan kurtardı.

Umarım yeni logoyu biraz daha geliştirip,

Daha dinamik bir hale getirirler.


ABDULLAH AYDIN YAZDI ;

 

 


SOMA-PERŞEMBE

Erol GENÇ

 

Geçenlerde madende   bir iş kazası oldu ,

Kaza Soma’da oldu.

Sahi ,Soma neredeydi?

Bir çok kişi bilmez.

Ama öğrendik..

Ölüler bize öğretti.

Bu sefer kaybımız çok oldu ya,

Gazeteler  atladılar ,

Yok 100 ölü,

 yok,800 ölü,

Yok  Suriyeli,

Yok çocuk işçiler,

Herkes kendine göre yazıyor çiziyor.

Enerji bakanı ,Yorgun ve üzgün bir yüzle,

bir rakam  telaffuz etti de,

Şimdilik tartışmalar durdu.

Artık  doğru,yanlış.

Ama bir gerçek var..

Ölüler üzerinden siyaset yapmaktan vazgeçmek lazım.

Her gün iş kazası oluyor bu ülkede..

Özellikle inşaatlarda.

Muhalefet Kaza olduğunda değil,

Olmadığında ortaya çıksın.

Örneğin,

Manisa Milletvekili Özgür bey gibi.

Anadolu’da Herhangi bir  iş kazasında,

Gariban öldüğünde  ,

Haber değeri bile yok.

Geçenlerde,

Ordu’da Cumhuriyet mahallesinde bir  işçi,

Çatıdan düştü vefat etti..

Necip Basında kısa bir haber.

Hepsi o kadar.

Olan garibana oluyor.

 

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

 

Seçimlerden sonra Perşembe  belediyesi,

Müthiş bir uygulama başlattı.

Efirli’de

Kıyıdaki gecekondu görünümlü yapılar yıkılıyor.

Gerçekten de bu yapılar,

Gecekonduya dönüşmüştü,

Hepsinin sahibi belliydi.

Her yaz başlangıcı,

Mülk sahipleri bakım onarıma başlıyor,

Sonra da yerleşiyorlardı.

Perşembe belediye başkanı

Sn. Kemal BAHTİYAR’ı kutluyorum.

Yalnız, Sn. Başkan’a Bir arzım var,

Yine Efirli’de ,Otel,Motel Ruhsatıyla

Kıyıya toplu villa yapıp

keyif   çatanları unutmayalım.



 

 

 

ORDU’NUN  BAŞKANLARI  …

EROL GENÇ

Sabahları işe giderken ,

Ne kadar toprakla kaplı yer varsa,

 Üzerinde  çalışan insanlar  görüyorum.

Ellerinde,çapalar,kürekler,

Üstlerinde sarı reflektörlü yelekler,

Ellerinde çapalar,kazmalar.

Büyük ihtimalle ,

Bunlar  yeni belediye işçileri.

Çünkü daha önce görmüyordum.

Önde çavuş mu desem,

Patron mu desem şapkalı  bir adam,

O diğerlerine  göre daha  rahat.

Arkasında  10-12  işçi.

İşe gidiyorlar.

Zaman biraz ilerliyor,

İş için  yola  çıkıyorum.

Yine onlar ,

şehrin her yerindeler,

Nerede toprak var onlar orada,

Canla başla çalışıyorlar.

Kimi çiçek dikiyor,

Kimi toprağı çapalıyor,

Kimi suluyor.

Kendilerini kanıtlamaya çalışıyorlar.

Seçim öncesi ve sonrasında,

İşçi alımları konusunda,

Bir haksızlık ,Bir yanlışlık yapıldı.

Tamam.

Şimdi bu insanların  işten çıkarılacağı  iddiaları ,

Gündemde.

Bu insanların elleri yüreklerinde.

Ekmek parası için çalışan,

Bu insanlara bir hak tanıyalım.

Çünkü  Ordu’nun Başkanları ,

Çalışanlarına karşı hep,

‘’Yufka yürekli  ‘’ olmuştur.

En kalb-i duygularımla

Başarılar Diliyorum.

Ağaçlara dikkat !!!(Haberlerde)


Altınordu hızlı geldi !!! Önce ağaçları kestiler sonra Atatürk’ün isminin geçtiği levhayı  söktüler.

 ATATÜRK İSMİ NİYE DOKUNUYOR ? (Haberlerde )

 

 

GEÇ BUNLARI ARKADAŞIM………..

30 Mart seçimleri sona erdi.

Ama ‘’Yenilen pehlivan güreşe doymaz ‘’ misali ,

Gürültü patırtı devam ediyor.

Her seçimde olduğu gibi İktidarda ,muhalefet de  ,

aynı  şarkıyı söylüyor,

 ‘’oylarımız çalındı’’

Fotoğraflar,belgeler,ifadeler ,videolar.

Sosyal medyada ,TV lerde sergileniyor.

Seçim yapıldı mı?

Yapıldı.

Sen sandığın başında mıydın?

Evet.

Sayımda görev aldın mı ?

Evet.

Fotoğraf çektin mi?

Ihh..mıh..

Oyları il yada ilçe  seçim kuruluna  teslim edinceye kadar kadar bekledin mi?

Iıhh,mııhh..

Bu teknoloji çağında Twitterden ,Facebooktan,

Ünlü ,anlı,şanlı sözleri yazmasını biliyorsun da,

Hava olsun diye,Bir ton para verdiğin,

‘’Made in USA’’

Isırılmış elma  marka telefonunla neden bir fotoğraf, video çekemiyorsun.

Şimdi de kendini can havliyle ,

Seçim kurullarına atmışsın,

Oralardan medet umuyorsun.

Geç bunları arkadaşım,

Geç bunları.

 

Erol GENÇ

 

ABDULLAH AYDIN YAZDI ;

 

30 MART SEÇİMLERİ KÖPRÜ MÜ, UÇURUM MU OLACAK?

 

http://ordudegisimgazetesi.tr.gg/Abdullah-Ayd%26%23305%3Bn.htm


 

Düğmeye Şahin basmış!

 

Rıza Sarraf  şirketi için dosyayı eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e bağlı  Mali Suçları Araştırma Kurumunun devreye soktuğu bundan bakanın haberi olduğu ileri sürüldü.

 

Türkiye Büyük Meclisinde gündeme gelen ve görüşülmesi sırasında büyük tartışmaların yaşandığı Fezleke ile ilgili konuşma yapanların arsında bulunan İstanbul  Milletvekili Ali Özgündüz, Rıza Sarraf ile başlayan ilk soruşturmanın eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin tarafından işleme konduğunu belirterek ‘ Önceki içişleri bakanınızı tebrik ediyorum” dedi.

 

Meclis genel kurulunda 20 dakikalık bir konuşma yapan Özgündüz, satır aralarında önemli açıklamalarda bulundu:

 

Özgündüz’ün konuşmasının bir bölümü şöyle:

 

“İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 7 Mayıs 2010'da 6484 sayılı e-postayla bir ihbar yapılıyor, yine Rıza Sarraf'ın sahibi olduğu bu soruşturmada sık sık geçen bir döviz firmasının kara para akladığı iddia ediliyor. Bunlarla ilgili olarak sizin İçişleri Bakanınız, tabii Muammer Güler değil, ondan önceki İçişleri Bakanınız, tebrik ediyorum o Bakanınızı, görevden ayrılan önceki Bakanı… Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı -yani İçişleri Bakanlığına, önceki İçişleri Bakanlığına bağlı bu başkanlık- 6 Haziran 2011 tarih 298907 sayılı yazısı ekinde, Happani Grubu değerlendirme raporunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Şube Müdürlüğüne gönderiyor arkadaşlar.

 

Burada, yine, bu meşhur, rüşvet dağıtan, "Bakanlara mama dağıtmak gerekir." diyen Rıza Sarraf'ın sahibi olduğu firmaların para aklama işi olduğu, bu suçtan dolayı şüpheli olduğu dolayısıyla bu konunun tetkik edilmesi gerektiği, deniyor. Bütün bunları topluyor İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Şube Müdürlüğü, 13/9/2012 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu soruşturma dosyasına kaydediyor, 2012/120653 sayılı soruşturma dosyasına kaydediyor, bu soruşturmayla ilgili olarak şüphelilerin iletişiminin tespiti ve teknik takip kararı alınıyor 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 17 Eylül 2012 tarih ve 2012/561 sayılı kararıyla. Ve bu iletişimin tespiti sırasında yani Rıza Sarraf ve ekibinin teknik takibi ve izlenmesi sırasında, bakılıyor ki, Rıza Sarraf'ın yanında çalışan İçişleri Bakanı Muammer Güler'in bir yakınının; yine, oğlunun; yine, Zafer Çağlayan'ın oğlunun ve bir kısım bakan çocuklarının, bürokratların, Halk Bankası Genel Müdürünün bu adamla rüşvet ilişkisinin içinde oldukları ve yine, bakanlarınızın da bu rüşvet çarkının içinde olduğu anlaşılıyor. Anlaşıldıktan sonra, İçişleri Bakanının oğlu durumu fark edip de babası Muammer Güler'e bildirince, Muammer Güler, İstihbarat Daire Başkanlığını Mali Suçlar Şube Müdürlüğünü takiple görevlendiriyor. Mali Suçlar Şube Müdürlüğü bu olayı öğrenince "Soruşturmaya müdahale edilir, sekteye uğratılabilir." diyerek 17 Aralık 2013'te operasyon başlatmak zorunda kalıyor. Dolayısıyla komplo moplo, darbe marbe, paralel yapı… Geçin bunları arkadaşlar. Bunların hepsi zırvadır, hepsi hikâyedir; bunlar, kamuoyunu aldatmaya, manipülasyona yönelik sizlerin savunmasıdır ama geçerli bir savunma değildir.

 

ORDUSPOR YÖNETİCİSİNDEN ÇİRKİN YORUM

 

İstanbul ve Amatör Şubelerden Sorumlu Üye Salih Ziya Cörüt Ordu Gözlem internet  sitesinde bir yazıya yaptığı yorumda eski iki bakan  Ertuğrul Günay, İdris Naim Şahin, CHP adayı Seyit Torun’ hakkında yakışıksız ifadeler kullandı. kulandı.   tepki çekti.

 

Orduspor  yöneticisi sıfatını taşıyan bir kişinin yaptığı bu çirkin yorumu kamuoyu ile paylaşıyor. Orduspor Kulübü Başkanı Nedim Türkmen’den ne düşündüğünü merak ettiğimizi de belirtiyoruz. (Yorum olduğu gibi kopyalanmıştır )

 

Salih Ziya CÖRÜT , Salı , 18 Mar 2014 01:25 tarihinde yazdı ;

 

Keskin Sirke Küpüne Zarar verir derler... Elbette yazdığınız yazıdaki söylemlerinize katılmamak mümkün değildir. İnsanlar bazı anlaşmazlıklar neticesi bir yerlerden ayrılabilirler. Ancak bu tür ayrılışın ardından vatandaşın karşısına geçerek kendilerine oy veren kitlelere sırıtmak suretiyle birilerine arka çıkma aymazlığını gösterebiliyor isen, burada durup düşünmek gerekir.... Oysa bu tebessüm sahte gülücükten öteye değildir. Elbette Ülkemizin en önemli bakanlıklarını yapmış olan iki değer verilen şahsiyet, kanımca toplum nezdinde kendilerine güvenenleri mahcup etmişlerdir. Keşke hiç bir şey yapmadan suskun kalsalardı. Kendileri adına daha hayırlı olurdu. Dün Seyit TORUN'a karşı olup, şimdi onun safına geçmek siyaset etiğine yakışmadı.... İnsan omurgalı ve dik olmalıdır. Ordu camiamızın ortak sevdası ve aşkı olan Orduspor'a destek vermeyen bir belediye başkanının yanında olmak, elbette milyonlarca Orduspor gönüllülerini hiçe almak demektir. Bu nedenle Allah taksiratlarını affetsin diyor, siyaseten düştüğü çukurdan çıkacak aklıselime kavuştursun...!

 

 

 

Ordu Üniversitesi 96 Üniversite arasında 77’de

 

Akademik sıralamada sınıfta kaldık  

 

 

 

Ordu Üniversitesi yapılan bir Akademik değerlendirme sonucunda Türkiye’de bulunan 96 üniversite arasında 77 sırada yer aldı.

 

 

 

Kısa adı , URAP -  (University Ranking by Academic Performance) Üniversite Akademik Performans Göre Sıralama olan sıralamada ilk 10’a giren üniversiteler ile son 390 arasında bulunan üniversiteler şöyle sıralandı :

 

1          HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ      

 

2          ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

 

3          İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ         

 

4          İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

 

5          EGE ÜNİVERSİTESİ

 

6          ANKARA ÜNİVERSİTESİ

 

7          BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ

 

8          GAZİ ÜNİVERSİTESİ       

 

9          GEBZE YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

 

10        İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

 

………

 

 

 

70        ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ          

 

71        OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ

 

72        BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ

 

73        KARAMANOĞLU MEHMET BEY ÜNİVERSİTESİ

 

74        BARTIN ÜNİVERSİTESİ

 

75        KARA HARP OKULU

 

76        AMASYA ÜNİVERSİTESİ

 

77        ORDU ÜNİVERSİTESİ

 

78        GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ

 

79        GİRESUN ÜNİVERSİTESİ           

 

80        KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ

 

81        TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ

 

82        ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ

 

83        HİTİT ÜNİVERSİTESİ

 

84        SİİRT ÜNİVERSİTESİ

 

85        YALOVA ÜNİVERSİTESİ

 

86        HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ

 

87        IĞDIR ÜNİVERSİTESİ

 

88        BİLECİK ÜNİVERSİTESİ 

 

89        KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ

 

90        UŞAK ÜNİVERSİTESİ

 

91        BAYBURT ÜNİVERSİTESİ

 

92        MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ

 

93        KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ

 

94        AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ

 

95        ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ

 

96        MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ

 

URAP Nedir?

 

URAP Araştırma Laboratuvarı 2009 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Enformatik Enstitüsü bünyesinde kurulmuştur. URAP’ın amacı yükseköğretim kurumlarını akademik başarıları doğrultusunda değerlendirebilmek için bilimsel metotlar geliştirmek ve yapılan çalışmaların sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaktır. URAP’ ın hedefi, çalışmalar sonucunda elde edilen veriler ile üniversitelerin kendi akademik performanslarını diğer üniversitelerle karşılaştırabilmesine ve belirlenen kriterlere göre gelişmeye açık yanlarını fark etmelerine yardımcı olmaktır.

 

Sıralama Nasıl Belirleniyor

 

Sıralamada, YÖK, ÖSYM, Web of Science gibi güvenilir kaynaklardan alınan ve yayın sayısı, kişi başına düşen yayın sayısı, atıf sayısı, kişi başına düşen atıf sayısı, toplam bilimsel doküman sayısı, kişi başına düşen toplam doküman sayısı, doktora öğrenci sayısı, doktora öğrenci oranı, kişi başına düşen öğrenci sayısı gibi bilimsel üretkenliğe dayanan veriler kullanılmaktadır. 


Erol Karaer yazdı

Mezar Taşı

 

http://ordudegisimgazetesi.tr.gg/10-.--k.oe.y--k1-yeni--k2--Erol-Karaer.htm

 BU KAVGA HAYIRLI BİR KAVGADIR…

EROL GENÇ

Türkiye’de olup bitenlerin yüzde biri,

Avrupa’da  herhangi bir  ülkede   olsaydı,

Sorumlular  ve hükümet derhal  istifa eder,

Adalet mekanizması süratle çalışmaya başlardı.

Oysa ,Türkiye garip bir ülke.

İddia edilen  yolsuzlukları ve müdahaleleri,

Ortaya çıkaranlar da,

Yapanlarda,

Başını önüne eğip,

Utançtan kızarmış yüzleriyle,

 Buram ,buram terleyeceklerine,

Tam tersine sesleri daha da  gür çıkıyor.

Hükümet tarafı,

Gerek kendine bağlı medyada,

Gerekse,

Seçim kampanyası çerçevesinde,

Meydan ,meydan dolaşıp,

‘’Bize  darbe teşebbüsü yapıldı!’’

‘’Bunlar Ajan!’’

‘’Bunlar devleti dinlemişler !!’’

 Diye, bağırıyor.

 ‘’Ben sandıkla geldim kardeşim,

Sandıkla giderim, yasa, kanun vız gelir ,başka hiçbir güç  bana sökmez ‘’

Diyor.

Cemaat kanadı ise;

Yargıda ve emniyetteki  adamları vasıtasıyla,

11 yıldır, iddia edilen  yolsuzluğa ,

Göz yummamış, ortak olmamış,

Haince ve sinsice  planlar  tezgahlayarak,

Cumhuriyetin  kurumlarını, değerlerini,

Peygamber ocağı Ordumuzu,

Bu ülkenin yetiştirdiği değerleri,

Darmadağın etmemiş,

Mahpus damlarına attırmamış  gibi,

Ağlıyor ,sızlıyor.

Bu kavga sayesinde

Devleti yönetenler , gerçekleri görmüş,

Dini maske olarak kullanan,

Modern görünümlü,

Amerika  ve İsrail destekli

Şantaj örgütünü yok etme kararı almıştır.

 

Bu kavga sayesinde ,Türk halkı,

Dini siyasete alet edenlerin

Makam ve nüfuz kullanmak suretiyle

Bu milleti nasıl soyduğunu,

Dini ve geleneksel değerlerin,

Nasıl sömürülerek,

Dolara ,euroya çevrildiğini

Görme imkânına kavuşmuştur.

Ama  en tehlikelisi,

Halkın

Serbest kürsüsü olan

İnterneti kısıtlama ve  kapatma çabalarıdır.

12 Eylülde,28 Şubatta,

Ergenekon, balyoz  ve benzer davalarda ,

Silivri’de ,Mamak’ta, Hasdal’da, Diyarbakır’da

Mahpus yatanların,

İnterneti, Bilgisayarımı vardı?

Kibrit kutuları sağ olsun.

Kağıt ,kalem sağ olsun.

Türküler sağ olsun.

Fısıltılar sağ olsun.

 

EROL GENÇ yazdı..

 

TSUNAMİ

 

Aralık 2013  operasyonları, Hükümetin  medyaya müdahalesi ile ilgili ses kayıtları,  

 

Akparti kalesindeki taşları teker teker düşürmeye başladı.

 

Her  düşen taş, kaleyi zayıflatıyor.

 

Başbakan gündemi değiştirmek istiyor ama her konuşmasında Paralel yapıdan söz etmesi, Paralel yapı ile CHP’yi  müttefik gibi göstermesi,Tam tersine  iddiaların gündemde kalmasına sebep oluyor.

 

Üstüne üstlük İnternetle ilgili çıkarılan  yasa ,Büyük tepkiler alıyor.

 

Umarım bu yasayı Cumhurbaşkanı  onaylamaz.

 

Ama olur ya  yasa çıkarsa eğer.

 

               Bu yasağa karşı,mutlaka  bir çözüm bulunacaktır.

 

Tıpkı Çin’de,Kuzey Kore’de, Mısır’da,Libya’da ,Suriye’de olduğu gibi.

 

xxxxxxxxxxxxxxx

 

               Başbakan Erdoğan, Tehlikeli bir cümle sarfetti.

 

               Dedi ki ‘’Rüşvet; Memurla, vatandaş arasındaki  iş bitirmedir’’

 

Yani bakan çocuklarının yada banka müdürünün Memurla işi olmadığını, dolayısıya tonlarca paranın da rüşvet olmadığını söylemek istedi.

 

Peki Nüfuz kullanarak  servet edinmek hangi suç kapsamına giriyor acaba.?

 

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Şu aralar medyada muhalefetin karşı atağını da görüyoruz.

 

Yeni yeni Muhalif TV kanalları kuruluyor(+1,Sokak,7/24 ),Yeni gazeteler çıkarılıyor.

 

Ayrıca geçmişte kayıtsız şartsız Hükümeti destekleyen, Zaman gazetesi,Bugün gazetesi,Samanyolu TV,Bugün TV,Kanaltürk TV gibi  Kanallar da hükümetten desteğini çekti.

 

Hatta aleyhte yayınlar yapıyor.

 

Muhalefetin küçük  dalgaları gittikçe büyüyor,Bu dalgalar  şu anda küçük fırtınalara sebep oluyor.

 

Bu küçük fırtınalar, Büyük Fırtınalara, Büyük Fırtınalar  Tsunamiye dönüşüp Akpartiyi  yutar mı ?

 

Bekleyip, göreceğiz.

 

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu cesaretli adımlar atmaya devam ediyor.

 

CHP nin statükocu kanadının  ezberlerini bozuyor.

 

Mustafa Sarıgül’ün siyaset anlayışı yavaş yavaş partiye yerleşiyor.

 

Halkın içinde ,halk gibi düşünen ,halk gibi yaşayan bir  CHP oluşturulmaya çalışılıyor.

 

İstanbul’da ilçe belediye başkan adaylarını Sarıgül’le birlikte belirliyor.

 

Sarıgül’ün siyasi felsefesi CHP’de etkinlik kazanıyor.

 

Hemşehrimiz  Murat Hazinedar da bu etkinliklerin bir sonucu.

 

Sn.Hazinedar’ın   Beşiktaş belediye başkan adayı olması ,geçmişte onunla Siyaset yapma şansına sahip olan  Bizleri ayrıca gururlandırdı.

 

Sn. Hazinedar’ın  Dinamizmi , siyasi becerisi ve temiz geçmişi , CHP ‘ye İstanbul’da  güç katacaktır.

 

 

 

 

 

xxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Ordu’da siyaset tam gaz.

 

Bütün adaylar zamana karşı yarışıyor.

 

Özellikle Büyükşehir  adayları ,

 

Akparti adayı Enver Yılmaz  ve CHP adayı Seyit Torun  çalışmalarına, aralıksız  devam ediyor.

 

Seyit Torun İlçe ,İlçe, Belde ,belde  dolaşıyor.

 

Gördüğümüz  kadarıyla Halk Seyit Torun’a  ilgi, sevgi ve saygı gösteriyor.

 

Bu ilgi ve sevginin  oya dönüşmesi, Sn. Seyit Torun’a  Ordu Büyükşehir belediye başkanlığının yolunu açacaktır.

 

xxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Sosyal medya artık çok önemli bir propaganda aracı.

 

Sosyal medyada, Özellikle facebook platformunda,   Akparti taraftarlarının oldukça iyi bir şekilde örgütlendiği gözleniyor.

 

Buna karşılık CHP gençliğini  sosyal medyada  yeterince  göremiyoruz.

 

Bu nedenle CHP gençliğinin  Özellikle Facebook ve Twitter   gibi sosyal medya  programlarında daha aktif olması gerekiyor.

 

xxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Ordu’nun En büyük ve en faydalı yatırımlarından biri olan Durugöl’deki  Atıksu Arıtma Tesisi bitme aşamasına geldi.

 

Medyada fazla yer bulmuyor ama oldukça önemli bir yatırım.

 

Bu projede Yüklenici firma adına görev alan bir mühendis olarak,

 

Ordu belediyesinin Su ve kanalizasyon  Müdürlüğü elemanlarıyla  gurur duyduğumu yazmak istiyorum.

 

Başta Başkan Seyit Torun ve   Birim Müdürü Okan Karadağ Olmak üzere ,Tüm personel  elinden geleni yapıyor.

 

Müteahhit  Firma yetkilileri, Şimdiye kadar Türkiye’de  ve yurtdışında yüzlerce arıtma tesisi bitirdiklerini,

 

Ordu  belediyesi teknik elemanları kadar düzgün, işine sahip çıkan  bir  Belediye kadrosuyla karşılaşmadıklarını her fırsatta  söylüyorlar.

 

Bende bu kadroyu kutluyorum.

 

 

 
Erol Genç yazdı…

 

UCUBE

Hükümet,Toplu açılış maskesi altında,

Mitingler düzenliyor.

Mitingler kalabalık.

Beyaz çarşaf !!  giyen, 

5,6  kabadayı kılıklı adam,

 ‘’Canım sana feda olsun’’

Feryatları.

Kadınlar çoğunlukta.

Erkekler  sağda solda  vakit öldürürken,

Bari,Aldığımızı  hak edelim diyerek,

Kadınlarını,kızlarını  miting alanına göndermişler.

Hükümet  bindirilmiş  kıtaları,  gördükçe

Coşuyor,Coştukça ,memurlarla oynuyor.

Polis müdürleri,

Savcılar,hakimler,

Bürokratlar

Hallaç pamuğu misali,

Bir o yana bir bu yana.

 tayin,sürgün  gırla gidiyor.

Türkiye cumhuriyeti devleti,

Suriye istikametine,

Kim olduğu, ne olduğu bilinmeyen gruplara,

Tırlar dolusu silah  ve mühimmat gönderiyor.

Savcıya ihbar yapılıyor,

Savcı görevi gereği arama yaptırıyor,

Hayda…Savcının başı dertte.

Bunlar neden oldu biliyor musunuz?

Laik devlet ve Cumhuriyeti yok etmek isteyen,

Frenkeştayn’lar

Devletin  genetiği ile oynayınca.

Ortaya bir ucube çıktı.

Bu ucube ,yaratanlarını imha edecek.

Başkan  Seçim startını verdi.

Seyit Torun ilçe, ilçe,

Belde ,belde geziyor.

Ama yanındaki Ekibe  bakıyorum.

Sanki parti desteği yok gibi.

Eğer parti desteği varda ,katılım yoksa,

O zaman partinin desteği yok.

Katılanlar ise bir tuhaf,

Donuk,Mağrur,

Yüksekten bakan yüzler.


 

 SARIGÜL İSTANBUL ADAYI……….

 

Ordu Hayat gazetesinde yayınlanan 15 kasım tarihli yazım ,

Hayata geçti.

CHP ve Kılıçdaroğlu ,

Tarihe geçecek adımlar attı.

Sn. Mustafa Sarıgül  İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı.

Büyük bir ihtimalle de belediye başkanı.

Sn. Sarıgül 21. Yüzyılın Fatih Sultan Mehmet’i olacak.

Hayırlı olsun.

Mansur Yavaş Ankara Adayı.

Melih Gökçek’in dizleri titriyor ,

Bundan eminim.

Geçen seçimde karşısına çıkan,

Turgut Altınok hakkında kaset yayınlayıp,

Aday olmasını engelledi.

Mansur Yavaş için böyle bir olanağı da yok.

Artık  O’nun da sonu geldi,

Bu dünyada her şeyin ve herkesin bir sonu vardır.

--------------------------------------------------------------------------

Ordu’da  Büyükşehir belediye başkan adayı Seyit Torun.

Bunu biliyor ve bekliyorduk.

Ama Merkez İlçe (Altınordu) Belediye başkan adayı açıklanmadı.

Bu bana yanlış geliyor.

İkisi de Aynı anda açıklanmalıydı.

Artık yenilik zamanı,

Eski solcuların yaptığını yapmak yok,

Eleştirmek,kızmak,sağda solda  konuşmak yok.

Halkın içine karışma zamanı.

Onlar gibi düşünmek,

Onların,sevincine, kederine ortak olma zamanı.

Artık çalışma zamanı.

-------------------------------------------------------------------------

Türkiye tarihinin en büyük  Yolsuzluk ve Rüşvet  skandalını yaşıyor.

Bakanlar , oğulları ,

Milletvekilleri,belediye başkanları.

AKPartili bir sürü insan işin içinde.

Cumhurbaşkanı izliyor,

Başbakan izliyor,

Cumhur izliyor.

Kendilerine o kadar güveniyorlar ki,

Allahtan,Kuldan,yasadan korku filan yok.

Rüşvetin,avantanın sınırı yok.

Milyon dolarlar,milyon eurolar.

Deste ,deste.Ortalıklarda.

İnanılır gibi değil.

Bir umursamazlık,bir aymazlık.

Sorma gitsin.

Geçmiş yıllarda medyada,

Ne zaman yolsuzluk haberleri gündeme getirilse,

Vatandaş ilgiyle takip ederdi.

Hatta savcılıklar,haberleri İhbar sayıp.

Resen soruşturma başlatırdı.

Oysa şimdi;

Halk  rüşveti ,yolsuzluğu ,o kadar kanıksamış ki,

Bu tür  haberler  yayınlandığında,

TV kanalını değiştiriyor.

Operasyonu yapanlar görevden alınıyor.

Başbakan seçim gezilerinde  kükrüyor,

‘’İnlerine gireceğiz!’’

‘’Bize uzanan elleri kıracağız!’’

‘’Herkes haddini bilecek’’

‘’Benim halkım beni size yedirmez’’

‘’beraber yürüdük biz bu yollarda’’

Cumhur alkışlıyor.

Ne diyebilirim ki.

Şapka çıkartıyorum…………..

                                                 Erol GENÇ

 

 

 

 

Erol Genç yazdı…

 

 

SEÇİME AZ BİR SÜRE KALDI

AKParti 10 Kasım 2013 Tarihinde  temayül yoklaması yaptı.

Kulislere göre

Sandıktan kimin çıkacağı az çok belli.

Ama kim açıklanır o belli değil.

Kim çıkarsa çıksın,

Ordu belediye başkanlığı görevini  yürüten,

CHP adayı Seyit Torun daha  şanslı.

Çünkü bütün engellemelere rağmen,

Ordu’ya hatırı sayılır yatırımlar yapmayı başardı.

Teleferik, Atıksu arıtma tesisi,

Ordu halkını  kuyu suyundan kurtaracak ,maliyetleri düşürecek İçmesuyu inşaatı.

İçmesuyu arıtma tesisi.

Çevre ve sahil düzenlemeleri,

Kanalizasyon ve içmesuyu hatlarının yenilenmesi .

Belediye binası,

Sayamadığımız bir çok yatırım.

Maliyetleri toplarsanız bol sıfırlı  bir rakam ortaya çıkar.

Ordu halkı nankör değildir.

Bu arada eski hatalar tekrar edilmemeli tabii.

 

Mustafa Sarıgül artık CHP saflarında.

Epeyce uzun süren bir mücadele sonucunda Sarıgül Kendini CHP’ye kabul ettirdi.

Bundan sonra ne olacak?

Sarıgül  İstanbul büyük şehir belediye  başkanlığı için,

Bir temayül yoklaması  riskine asla girmeyecektir.

Hatta bunu kendine hakaret telakki ederek hiç aday olmayabilir de.

CHP bu riski göze alabilir mi?

Bir tarafta  Mustafa Sarıgül’ün alabileceği İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı,

Diğer tarafta Gürsel Tekin’in  belki  başabaş  mücadele  edebileceği ,

Ancak  kaybedeceği kesin olan bir seçim.

Aklın yolu bir,

CHP’nin İstanbul büyükşehir belediye başkan adayı Mustafa Sarıgül olmalıdır.

Gürsel Tekin’in  gönlü hoş olsun diye,

Temayül yoklaması gibi saçma sapan bir uygulama  yapılmamalıdır.

Artık bu konuda son kararı   Kılıçdaroğlu verecek.

Bu arada Ankara’daki Sarıgül çıkartmasıyla ilgili,

Birkaç cümle,

10 otobüs kaldıracağız diyenler  bir otobüsü zor bela doldurabildi.

Artık siyasetin film tarafını bırakıp,

Bilim tarafına  geçmek zamanıdır.




SARIGÜL YİNE GÜNDEMDE

 

 

 

Son zamanlarda Mustafa  Sarıgül’den sıkça bahsediliyor.

Şu aralar, Anadolu’yu geziyor,

Kah orta Anadolu,kah Karadeniz ,kah güneydoğu,

Geziyle ilgili fotoğraflara baktığımızda,

Sarıgül’e olan İlginin devam ettiği bariz bir şekilde  görülüyor.

Sadece Mustafa Sarıgül değil,

Çok sık olmasa da Oğul  Emir Sarıgül de gündemde ,

Galatasaray maçlarında,şeref tribününde,

Lig TV kameramanı sık sık onu zoomluyor.

Bu kadar genç yaşta,

Galatasaray gibi   bir kulubün yönetiminde yer almak büyük başarı,

Tebrik etmek lazım.

2014 Yerel seçimlerinde,

Babayı ,’’İstanbul Büyükşehir’’

Oğulu da ‘’Şişli’’

Belediye başkan adayı olarak görürsek şaşmayalım.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

CHP ile sarıgül arasındaki adı konulmamış gerginlik devam ediyor.

CHP’ye gelecek,yok gelmeyecek,tarzı haberler servis ediliyor,

Önce olumlu haberler devreye alınıyor,

Bu haberler Sosyal medyada hızla  yayına sokuluyor,

Daha sonra Ulusal medyada yayınlanıyor,

Partililer,

Acaba yeni bir gelişme mi var.?

diye  bekleşirken,

Ya kendi kafalarından,

Ya da yönetimden verilen talimatla

Bir iki  CHP’li yönetici,

Aleyhte beyanlar patlatıyor,

Derken,

Aradan bir-iki gün geçiyor,

Sarıgül ,haberi yalanlıyor,

‘’Ben tek başına karar veremem, arkadaşlarım neredeyse ,

Ben oradayım’’

Diyor.

Ve her şey yeniden başlıyor..

                                                Erol GENÇ

 


ORDUSPOR BASKET TAKIMI VE İSTANBUL ÜZERİNE SÜPER BİR YAZI

Av. ATİLLA ÖNAL

İnsanlık bütünün bir parçası olmak fertlerin genelini tatmin etmez. Büyük bölümü bu bütün içinde kendi özel yerini bilmek ister. Bir ailenin ferdi, bir şehrin insanı, bir milletin mensubu olduğu takdirde şahsiyetini bulur. Doğduğu ya da yaşadığı şehrin kimliği hatta tuttuğu spor kulübü ona şahsiyet kazandırmaya yardım eder.

Bir şehir sadece köyden daha büyük olarak insan kalabalıklarını bünyesinde barındıran binalar yığını mıdır? Bir şehir sadece bugünkü yüzüyle bir şehir midir? Bazıları yüzlerce, bazıları binlerce yıllık bir geçmişe sahip olan şehirlerin tarihsel kimliklerinin geleceğe dair ipotekleri, sınırlılıkları ve açılımları yok mudur? 

Yaşadığımız şehirlerin kendilerine has kimlikleri, kişilikleri ve ruhu vardır. Mimarileri, kültürleri, tarihleri şehirlere kişilik, ruh kazandırır. Bunları o toprakların üzerinde yaşayan insanlar gerçekleştirir. İnsan şehri kurar, şehirde insanı etkiler, geliştirir. Bu etkileşim kültür ve medeniyete dönüşür. Zamanla şehir ve insan birbirine sarmalanarak kimlik olur. Şehirleri birbirlerinden farklı kılan; mimarileri, tarihi, kültürü ve şehrin kadim insanlardır. Ne hazindir ki asil şehirler, kimliğini, kişiliğini, ruhunu hızla kaybediyor.

Şehir aidiyeti ve kimliğinin yerleşmesinde nelerin etkin olduğuna konusunda çok şey yazılabilir.

Bu ülkenin her köşesinde doğan kendi şehir kimliğiyle gurur duyar. Olması gereken de budur. Ancak, kendi şehirlerinde veya büyük şehirlerde yaşayanların büyük çoğunluğu bir paradoks yaşayarak kendi şehir takımlarından ziyade İstanbul kulüplerini desteklerler. 

Desenize şimdi bizde uzaktan bir İstanbul kulübünü destekleyeceğiz. Yönetici olmanın zorluklarını gayet iyi bilen birisi olarak bir kulüp yönetimi oldukça zordur. Ama yöneticiler hep hesaplarını iyi yapmak ve öngörüleri ile geleceğe hazır olmak zorundadırlar. Bu olmadığı takdirde şimdi almış olunan karar gibi hatalara düşülebilir. Siz eğer böyle bir kararı ekonomik nedenlere dayandırırsanız toplum sizin önceki kararlarınızı sorgulamaya başlar. Acaba futbol kulübünde şu oyuncu hatalı olarak alınmasaydı da şu kadar zarar edilmeseydi Basketbol şubesinin masrafların karşılanabilir miydi? gibi..sorular ortaya çıkarken hangi oyuncuda ne kadar zarar edildiğinin hesapları havada uçuşur. Öte yandan ekonomik nedenlerle aldığınız bu karar acaba Futbol Şubesi içinde düşünülemez miydi? önerisi cevaplandırılması gereken bir soru olarak önünüze konulabilir.

Spor kulüpleri şahıslar için değildir. Şehir içindir. Kısa da olsa süper ligi macerasının şehre getirdiği hava ortada iken böyle bir kararın savunulası yanı kalmamakta olup diğer yandan İstanbul’da acaba sporcular için daha mı az kira ödeneceği sorularının cevapları merak edilmektedir. Sadece birkaç tane İstanbul takımının mücadele edeceği dikkat alındığında da deplasmandan da beklendiği kadar tasarruf edilmesi söz konusu olmayacaktır. Aslında bu kararın açıklanması diğer Anadolu kulüplerinin de durumlarını yeniden değerlendirmesine sebep olabilir. Belki de böylelikle TKBL’ nin tüm maçları İstanbul’da oynanabilir.

Diyorsunuz ki” İstediğimiz yabancı oyuncuların İstanbul'da yaşamaya ve oynamaya duyacağı iştahı da transfer avantajımız olarak değerlendirmek istiyoruz” . Bu bir yönetim mantığı ise Trabzonspor yöneticilerin aynı sıkıntıyı görerek yeni transferi Malouda ‘yı İstanbul’da kalması ve antrenmanlarını İstanbul’da yapması sadece maçlar için Trabzon’a gelmesi kaydıyla transfer etmiş olabileceği endişesi içimize yer ediyor.
Bence bu manada transfer edeceğiniz oyuncuların bulunduğu ülkenin ligine takımı transfer ederek daha da avantajlı konuma geçebilmek mümkündür.

Velhasıl çoğu çekincelerinizi anlamakla birlikte çözüm bulma noktasında olan kişiler olarak verdiğiniz kararı kabul etmek mümkün değil. Bizim için İstanbul’da mücadele edecek Orduspor içimizde hiçbir heyecan yaratmayacaktır. Sizlere en azından tavsiyem İstanbul’da mücadele edecek takımın isminden Ordu kısmını çıkarmanız olacaktır. Ülkemizde yöneticiliğin zorluklarını bilen biri olarak bundan sonraki gerek yaşamınızda gerekse yöneticilik hayatınızda başarılar dilerim. Saygılarımla.

 

 
  Sitemizi 195574 ziyaretçi (421866 klik) tıkladı copyriht 2009  
 
YOKSULLUĞA VE YOLSUZLUĞA KARŞI ÇEVRECİ HAFTALIK BAĞIMSIZ GAZETE Ulaşım adresi: Kazım Karabekir Cad. Orhan Turnalı iş merkezi No:18/1 ORDU Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol